Unchange türkçesi Unchange nedir

  • Önceki duruma geri getirmek.
  • Önceki duruma dönmek.
  • Eski haline getirmek.
  • Değiştirmemek.
  • Önceki haline getirmek.
  • Değişmemek.
  • Geriye doğru değişmek.

Unchange ile ilgili cümleler

English: Forget about the campaign. That kind of company policy is practically unchangeable.
Turkish: Kampanyayı unut. O tür şirket politikası neredeyse değişmez.

English: The situation remains unchanged.
Turkish: Durum değişmeden kalır.

Unchange ingilizcede ne demek, Unchange nerede nasıl kullanılır?

Unchangeability : Değişmezlik. Değiştirilemezlik. Değişmesi veya değiştirilmesi imkansız olma özelliği.

Unchangeable : Değişmez. Değiştirilemez.

Unchangeable infinitive : Fiil kökü. Değiştirilemez mastar. Bir fiilin fiilin en temel şeklini içeren formasyonu.

Unchangeableness : Değişmezlik. Modifiye edilemezlik. Değiştirilemezlik.

Unchangeablity : Değişmezlik.

Unchaining : Zincirlerini çözmek. Serbest bırakmak. Özgür bırakmak. Zincirini çözmek.

Unchained : Serbest. Zincirsiz. Serbest bırakmak. Zincirini çözmek. Dizginsiz. Özgür bırakmak.

Unchanging : Değişmez. Değişmeyen. Dural.

Unchallengeable : Tartışılmaz. Su götürmez. İtiraz kabul etmez.

Unchanged : Değişmemiş. Eskisi gibi. Değiştirilmemiş. Değiştirilemez.

İngilizce Unchange Türkçe anlamı, Unchange eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Unchange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change surface : Yüzeyini değiştirmek.

Mellow : Olgunlaştırmak. Tatlı (ses veya renk). Yumuşaklık. Yıllanmış. Yumuşak (toprak). Yumuşamak. Yumuşatmak. Olgun. Hoş. Yıllanmış (şarap).

Develop : Gelişme göstermek. Banyo etmek. Artmak. İmara açmak. Açınım yapmak. (film) banyo etmek. İlerlemek. Açınmak. Şekillendirmek. Fotoğraf plakları ve kartlarını ilaçlı suda yıkayarak üzerlerindeki görüntüyü belirtme işlemi.

Oxidise : Oksitlemek. Oksitlenmek. Metal oksitlemek. Okside etmek. Yükseltgenmek. Yükseltgemek. Paslanmak.

Ice up : Buz tutmak. Buzlanıp kalmak. Buzlanmak. Buzla kaplanmak. Buz bağlamak.

Separation : Ayrı olma. Ayrılık. Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Ayırma. Ayrılma. Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi. Aralık. Ayrı yaşama. Ayrışma. Hasretlik.

Cool : Serin. Serin yer. Havalı (tip). Soğumak. Soğutmak. Serinleşmek. Soğukkanlılık. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serinlik. Serinlemek.

Dim : Kararmak. Bulanık. Sönükleşmek. Belirsiz. Ahmak. Donuk. Kalın kafalı. Bulanmak. Selektör yapmak.

Concretize : Somutlaşmak. Kesinleştirmek. Belirginleştirmek. Somutlaştırmak.

Oxidate : Paslanmak. Oksitlemek. Oksitlenme yapmak.

Unchange synonyms : suburbanise, creolize, defervesce, professionalise, acetylise, change integrity, come, isomerise, become flat, occurrent, concretise, felt up, frost over, change posture, obsolesce, lighten up, change by reversal, refreshen, matt up, glass over, genetic mutation, plasticise, matte up, mat up, play out, vascularise, salinate, transaminate, loss of consciousness, suburbanize, assibilate, alkalinise, complexify.

 

Unchange zıt anlamlı kelimeler, Unchange kelime anlamı

Come in : Almak. Yükselmek. İçeri girmek. Tutulmak. Haline gelmek. Seçilmek. Girmek. Yaygın olmak. Olmak (yarışma sonunda belirli bir sırada). Kabarmak (met halindeki deniz).

Loosen : Salıvermek. Çözülmek. Bollanmak. Yumuşatmak. (toprağı) kabartmak. Açılmak. Gevşemek. Açmak. Çözmek. Gevşetmek.

Darken : Kararmak. Koyulaşmak. Esmerleşmek. Siyahlaştırmak. Koyulaştırmak. Bulandırmak. Koyulmak. Karartmak. Anlaşılması zor hale getirmek. Karıştırmak.

Unchange antonyms : salinate, oxidise, stabilize, go out, destabilise, lighten, widen, undress, stay, destabilize, harden, color, oxidize, dissimilate, soften, assimilate, desalinate, weaken, acceleration, death, increase, decrease, deceleration, birth.