Uncorrupt türkçesi Uncorrupt nedir

  • Yolsuz omayan.
  • Dürüst.
  • Rüşvet almayan.
  • Yolsuzluk yapmayan.

Uncorrupt ile ilgili cümleler

English: If religion were synonymous with morality, Brazil would be the most uncorrupted country in the world.
Turkish: Din, ahlak ile eş anlamlı olsa, Brezilya dünyada en bozulmamış ülke olur.

Uncorrupt ingilizcede ne demek, Uncorrupt nerede nasıl kullanılır?

Uncorrupted : Lekelenmemiş. Çürümemiş. Bozulmamış. Mahvolmamış. Kokuşmamış.

Uncorrect : Yanlış.

Uncorrectable : Doğrultulamaz veya tedavi edilemez. Düzeltilemez. Cannot be corrected. Yola gelmez. Düzelmez. Islah olmaz.

Uncorrected : İyileştirilmemiş. Düzeltilmemiş. Tamir edilmemiş. Değiştirilmemiş (kanun). Not fixed.

Uncorrected result : Düzeltilmemiş sonuç. Brüt sonuç.

Uncord : İpini çözmek.

Uncorrelated white noise : İlgileşimsiz saf rastsallık. Uwn.

Static uncorrelated effects : Durgun ilgileşimsiz etkiler.

Uncorrelatedness : İlgileşimsizlik.

Pairwise uncorrelated : İkişerli ilgileşimsiz.

İngilizce Uncorrupt Türkçe anlamı, Uncorrupt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uncorrupt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perverse : İnatçı. Ahlaksız. Bozuk. Davranışlarıyla yaşadığı toplumun gelenek ve göreneklerine ters düşen, o toplumun yasa ve kurallarına uymamakta direnen, sapınca düşen (genç). Ters. Kötü huylu. Sapkın. Sapık. Huysuz.

 

Came straight from his heart : Samimi. Gerçek hislerini ifade eden.

Vitiated : Bozmak. Berbat etmek. Kirletmek. Geçersiz kılmak. Etkisini azaltmak. Etkisi bozulmuş. Saptırmak.

Aboveboard : Sadece. Doğru. Açık aşikar. Apaçık. Çıplak. Kanuna aykırı olmayan. Hilesiz. Adil. Açık.

Lead astray : Aklını çelmek. Bozmak. Ayartmak. (birini) yoldan çıkartmak. Yoldan çıkarmak. Hedefi şaşırtmak. Azdırmak. Hedef şaşırtmak. Baştan çıkarmak. Dalalete düşürmek.

Bastardize : Çarpıtmak saptırmak. Saptırmak. Alçalmak. Yozlaştırmak. Lekelenmek. Alçaltmak. Değerini düşürmek. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Çarpıtmak. Piç etmek.

Venal : Rüşvetçi. Yiyici. Para için yapılan. Satın alınır. Rüşvet yiyen. Parayla elde edilebilir. Rüşvetle kandırılır. Rüşvet alan. Rüşvetle kandırılabilir.

Putrid : Bozulmuş. Taaffün eden. Tiksindirici. Bozuk. Berbat kokan. İğrenç. Kötü kokulu. Kokmuş. Sası. Yozlaşmış.

Purchasable : Alınabilir. Satın alınabilir. Satın alınır.

Conscientious : Özenli. İşine bağlı. Vicdanlı. Özenle yapılmış. Hakçı. Vazifeşinas. İtinalı. Özenli dikkatli. Dikkatli.

Uncorrupt synonyms : carnalise, sordid, carnalize, debauch, dinkum, above board, conch, dirty, alter, dove like, sold out, dishonest, infect, perverted, debased, corruption, deprave, bribable, candid, lead off, profane, demoralize, sensualise, change, demoralise, conches, depraved, poison, modify, bastardise, christian, immoral, evenhanded.

Uncorrupt zıt anlamlı kelimeler, Uncorrupt kelime anlamı

 

Incorrupt : Ahlaklı. Tertemiz. Onurlu. Şerefli. Katışıksız. Masum. İffetli. Namuslu. Ahlaken bozulmamış. Bozulması imkansız.

Incorruptness : Namusluluk.

Moral : Ahlak. Değer. Prensip sahibi. Kıssadan hisse. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dürüst. Ahlaki. Düstur. Alınacak ders. Törel.

Uncorrupt antonyms : immoral.

Uncorrupt ingilizce tanımı, definition of Uncorrupt

Uncorrupt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Incorrupt.