Underlays türkçesi Underlays nedir

  • Alttan desteklemek.
  • Altına koymak.
  • Altına koyulan şey.
  • Kaba döşeme.
  • Alta serilen şey.
  • Altına yerleştirmek.
  • Tabanlık.
  • Altlık.
  • Koruyucu zar.
  • [#destek Desteklemek].
  • Destek.

Underlays ingilizcede ne demek, Underlays nerede nasıl kullanılır?

Underlay : Tabanlık. Destek. Altına koymak. Desteklemek. Altlık. Kaba döşeme. Koruyucu zar. Altına koyulan şey. Altına yerleştirmek. Alta serilen şey.

Underlayer : Alt katman. Diğerinin altındaki katman veya tabaka.

Underlayers : Diğerinin altındaki katman veya tabaka. Alt katman.

Underlaborer : Yardımcı işçi.

Underlaid : Altında bulunan. Onun altında bir katmanı olan. Altına koymak. Altına koyulan şey. Desteklemek. Altlık. Altında yer alan. Kaba döşeme. Altına konulan. Alta serilen şey.

Underlain : Altında olmak. Temelini oluşturmak. Altında yatmak.

Underlie : Altında yatmak. -in temelini oluşturmak. Temelini oluşturmak. -in temelinde yatmak. -in asıl nedeni olmak. Altında olmak. Altında bulunmak. Temelinde olmak. -in altında bulunmak. Temelinde yatmak.

Underlined : Vurgulamak. Altçizgili. Altıçizili. Altı çizili. Altını çizmek.

Underlet : Ucuza kiraya vermek. İkinci elden kiraya vermek. Kiracısı olduğu yeri başkasına kiralamak.

Underline : Altçizgi. Vurgulama. Belirtmek. Üstünde durmak. Önemle vurgulamak. Vurgulamak. Vurgu yapmak. Altını çizmek. Altını çizme.

 

İngilizce Underlays Türkçe anlamı, Underlays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underlays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Groundsill : Taban kirişi. Taban ağacı. Yastık.

Undergirded : Alttan kuşaklamak. Güçlendirmek. Kuvvetlenmek. Kuvvetlendirmek. Alttan güçlendirmek. Desteklenmek.

Base : Dayandırmak. Saha kenarı. Temel. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1’5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. İlkyazı. Alt. Baz. Esas. Başlangıç sayısı. Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi.

Backup : Kopyalama. Yedeğini almak. Tabla yedeği. Sıkışıklık. Yardımcı olan. Başkasının yerine geçmeye. Onun yedeği olmaya hazır kişi ya da şey. Yardım.

Backings : Arka. Takviye. Destekçiler. Geri çekilme. Yardım. Kayırma. Ciro. Arka parça. Onay.

Undergirds : Alttan güçlendirmek. Güçlendirmek. Alttan kuşaklamak. Kuvvetlenmek. Desteklenmek. Kuvvetlendirmek.

Base plate : Temel plakası. Taban levhası. Bas plak. Taban plakası. Döşeme. Kaide.

Backing : Bir sahne dekorundaki çeşitli öğelere derinlik vermesi için görünür yere kurulan resimli dekor parçası, örnek : kapı açıldığında görünmesi için kapı arkasına, pencere açıldığında görünmesi gerektiği için pencere arkasına konan resim, vb. Arka. Arka parça. Geri çekilme. Destekçiler. Fon müziği. Arka dolgusu. Arka kaplama. Dip bezemi olarak, kullanılan, son derecede büyültülmüş fotoğraf. Kayırma.

 

Advocated : Avukat. Korumak. Savunucu. Müdafi. Müdafaa etmek. Savunmak. Taraftar. Yandaş.

Bearer : Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Taşıyıcı. Taşıyan. Tabut taşıyıcı. Mesnet. Bitki. Getiren. Götüren. Meyve veren ağaç. Tabut taşıyan kimse.

Underlays synonyms : base fitting, bases, advocate, backed up, assisting, assistance, advocation, back up, underlay, subfloor, be with, bolster, auxiliary, afforcement, blotting pad, behalf, book rack, tuck under, auspices, underprop, advocating, accessoriness, undergird, bear out, undergirding, be a party to, afoot, accommodate with, play, underlaid, coasters, coaster, anvil.

Underlays zıt anlamlı kelimeler, Underlays kelime anlamı

Lower : Aşağılamak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Somurtmak. Düşürmek. Karartmak. İndirmek. Eksilmek. Surat asmak. Kırmak (gurur).

Underlays antonyms : noncurrent.