Underran türkçesi Underran nedir

  • Altına geçmek.
  • Bir su borusunda veya su teknesinde altına geçip altından kontrol etmek.
  • Altından geçmek.
  • Alet edevatı sermek (denizcilik).
  • Altından akmak.

Underran ingilizcede ne demek, Underran nerede nasıl kullanılır?

Underrate : Hafife almak. Gerçek değerinden az değer vermek. Hakkı olan kıymeti vermemek. Küçük görmek. Küçümsemek. Gereğinden az değer vermek. Aşağısamak. Az değer vermek. Yeterince değer vermemek. Deyip geçmek.

Underrated : Hafife alınan. Hafife alınmış. Az değer biçilen. Sahip olduğundan az biçimde değerlendirilmiş. Küçümsenmiş. Değerinden düşük değer biçilmiş. Küçük görülmüş. Önemsenmemiş. Değerinden düşük fiyat biçilmiş.

Underrates : Yeterince değer vermemek. Gereğinden az değer vermek. Aşağısamak. Deyip geçmek. Az değer vermek. Hafife almak. Hakkı olan kıymeti vermemek. Gerçek değerinden az değer vermek. Küçük görmek. Küçümsemek.

Underrating : Hor görme. Hor gören.

Underreaction : Zayıf tepki.

Under a mask : Farklı bir kimlikle. Bir maskenin altında. Kılık değiştirmiş halde.

Underruns : Pass below. Alet edevatı sermek (denizcilik). Bir su borusunda veya su teknesinde altına geçip alttan birşeyi kontrol etmek. Run underneath.

Underrun : Run underneath. Pass below. Alet edevatı sermek (denizcilik). Bir su borusunda veya su teknesinde altına geçip alttan birşeyi kontrol etmek.

 

Underreport : Eksik rapor etme. Eksik beyan etmek. Eksik bildirme.

Under a spell : Bir sihirin etkisi altında. Büyü altında.

İngilizce Underran Türkçe anlamı, Underran eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underran ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Current : Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Akım. Bugünkü. Geçerli. Genel. Olagelen, geçerli, yürürlükte olan. Düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım. Cari. Elektrik yükünün aktarım hızı. Elektriğin bir yöne akışı.

Hold : (ağırlık) taşımak. Durmak. Düzenlemek. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. İyi çekim. Karara bağlamak. Dayanmak. Barındırmak. Çekmek.

Sustain : Güç vermek. Taşımak. Para sağlamak. Hakkını vererek yapmak. Maruz kalmak. Finanse etmek. Dayanmak. Uğramak. Geçindirmek.

Get under : Altına girmek. Altından sıyrılmak. Altına sığınmak.

Support : Desteklemek. Doğrulamak. Para yardımı yapmak. Kanıtlamak. Kaldırmak. Bakmak. Destek. Ağırlığını kaldırmak. Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması. Geçindirmek.

Afoot : Yaya. Hazırlanan. Hazırlanmakta. Yayan. Olup bitmekte. Yürüyerek. Dönmekte. Ayakta.

Come under : Yetki alanına girmek. Birinden sorulmak. Bağımlı olmak. Altında toplanmak. Uğramak. Bir şeyin altına gizlenmek. Bir şeyin altına girmek. Saldırı altında olmak. İdaresi altına girmek.

 

Hold up : Sabit kalmak. Yardımda bulunmak. Dayanmak. Yolunu kesmek. Göstermek. Geciktirmek. Yolunu kesip soymak. Arzetmek. Durdurmak. Gecikmek.

Underran zıt anlamlı kelimeler, Underran kelime anlamı

Disagree : Dokunmak. Karşıt görüşte olmak. Atışmak. Yaramamak. Anlaşamamak. Uymamak. Çelişmek. Aynı düşüncede olmamak. Bozuşmak. Aynı fikirde olmamak.

Underran antonyms : noncurrent.