Understates türkçesi Understates nedir

  • Küçük söylemek.
  • Olduğundan az göstermek.
  • Hafife almak.
  • Olduğundan eksik veya hafif göstermek.
  • [#küçümseme Küçümsemek].
  • Tefrit etmek.
  • Olduğundan eksik göstermek.

Understates ingilizcede ne demek, Understates nerede nasıl kullanılır?

Understate : Tefrit etmek. Küçümsemek. Küçük söylemek. Hafife almak. Olduğundan eksik göstermek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Olduğundan az göstermek.

Understated : Küçük söylemek. Ölçülü. Abartısız. Küçültülmüş. Olduğundan az göstermek.

Understatement : Olduğundan küçük gösterme. (anlatmaya) yetersiz kalan ifade. Tefrit. Eksik beyan. Olduğundan az veya küçük veya önemsiz gösterme. Yetersiz kalan ifade. Az gösterme. Bir şeyi olduğundan hafif gösteren ifade.

Understatements : Az gösterme. Olduğundan az veya küçük veya önemsiz gösterme. Tefrit. (anlatmaya) yetersiz kalan ifade. Bir şeyi olduğundan hafif gösteren ifade. Eksik beyan. Olduğundan küçük gösterme. Yetersiz kalan ifade.

Understating : Olduğundan az göstermek. Küçümsemek. Hafife almak. Olduğundan eksik göstermek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Küçük söylemek. Tefrit etmek.

Understand completely : Tamamıyla anlamak.

Understandability : Anlaşılabilirlik. Anlaşılabilir olma durumu.

Understaffed : Az çalışanlı. Personeli yetersiz. Kadrosu yetersiz. Çalışanı az olan. Yeterli personeli olmayan. Personel eksikliği olan. Personeli az olan. Az çalışanı olan.

 

Understand one another : Birbirini anlamak.

Understand perfectly : İyi anlamak.

İngilizce Understates Türkçe anlamı, Understates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Understates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coquetted : Nazlanmak. Fingirdemek. Cilve yapmak. Önemsememek.

Cry down : Kötülemek. Hafifsemek.

Trivialise : Değersizleştirmek. Önemsizleştirmek (bir konuyu vb). Saçmalamak. Değersizleştirmek (ayrıca trivialize). Önemsizleştirmek. Önemini azaltmak. Önemini yoksaymak.

Downplay : Önemini azaltmak. Vurgusunu azaltmak. Önemsiz gibi göstermek. Vurgusuzlaştırmak. Önemsiz gibi lanse etmek. Önemsizleştirmek. Önemsiz göstermek.

Contemned : Hor görmek. Adamdan saymamak.

Inform : Haber vermek. Bilgilendirme yapmak. Malumat vermek. İhbar etmek. Haberdar etmek. Bildirmek. Fitnelemek. Bilgi vermek. Bilgilendirmek.

Unostentatious : Dikkati çekmeyen. Gösterişsiz.

Minimize : Küçültmek. Mümkün mertebe azaltmak. Ufaltmak. Azaltmak. Önemsememek. En aza indirmek. Minimuma indirmek. Minimize etmek. En aza indirgemek.

Contemns : Hor görmek. Adamdan saymamak.

Coquetting : Cilve yapmak. Önemsememek. Fingirdemek. Nazlanmak.

Understates synonyms : unpretentious, disdains, contemn, belittles, belittle, condescends, defying, deprecate, trivialize, disdaining, coquet, consider unimportant, understate, extenuate, contempts, piddle, disdained, contempt, minimise, piddled, condescended, extenuated, condescend, disdain, understating, extenuates, defy, coquets, understated, tasteful, defies, defied, palter.

Understates zıt anlamlı kelimeler, Understates kelime anlamı

Overstate : Abartmak. Şişirmek. Dallandırmak. Artırmak. Mübalağa etmek. Büyütmek.

Tasteless : Lezzetsiz. Yavan (yemek). Yavan. Tat alma yeteneği olmayan. Tatsız. Zevksiz. Midesiz. Kabak. Tadı tuzu yok. Uygunsuzluk.