Contemned türkçesi Contemned nedir

Contemned ingilizcede ne demek, Contemned nerede nasıl kullanılır?

Contemner : Mahkeme emirlerine itaatsizlik eden kimse. Mahkemeye itaatsizlik yapan kimse. Mahkemeye gelmeyen kimse. Mahkemeyi tahkir eden kimse.

Contemn : Küçümsemek. Adamdan saymamak. Adam yerine koymamak. Küçük görmek. Hor görmek.

Contemnor : Küçümseyen kişi. Aşağılayıcı davranan kimse. Küçümseyen kimse. Hor gören kimse.

Contemns : Adamdan saymamak. Hor görmek. Küçümsemek.

Contemplate : Bakmak. Dalmak. Dikkatle izlemek. Dikkatle seyretmek. Üzerinde düşünmek. Seyretmek. Süzmek. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Niyetinde olmak.

Contemplated expenses for next years : Gelecek yıllar gideri. Bir yıldan daha çok süregelen sayışım dönemlerine ilişkin giderler.

Contemplations : Düşünceye dalma. Seyretme. Temaşa. Dalma. Dikkatle izleme. Niyet. Umma. Derin düşünce. Düşünme. Dikkatle seyretme.

Contemplation : Niyet. Dikkatle seyretme. Seyretme. Temaşa. Bekleme. Beklenti. Derin düşünme. Derin düşünce. Umma. Dalma.

Contemplating : Düşünmek. Niyet etmek. Niyet eden. Tasarlamak. İyice düşünme. Tasarlama. Seyretmek. Düşünüp taşınma. Süzmek. Tasarlayan.

Contemplated : Dalmak. Üzerinde düşünülmüş. Düşünmek. Seyretmek. Tasarlamak. Süzmek. Tasarlanmış. Niyet etmek.

 

İngilizce Contemned Türkçe anlamı, Contemned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contemned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contempts : Yüz karası. Saygısızlık. Hor görme. Nefret. İtaatsizlik. Mahkemeye itaatsizlik. Küçümseme. Hakaret.

Solicitous : Kaygılı. Arzulu. Dikkatli. İstekli. Endişeli. Sabırsız. Vesveseli. Özen gösteren. Tedirgin. Meraklı.

Disdained : Küçük görmek. Tepeden bakmak. Reddetmek. Tenezzül etmemek. İğrenmek. Horgörmek. Küçümseme. Aşağılamak.

Preoccupied : Kafası meşgul. Düşünceli. Tasalanmış. Kaygılı. Dalgın. Gözü bir şey görmeyen. Endişeli.

Afraid : Korkar. Korkmuş.

Disesteem : İtibar etmemek. Saymamak. Saygısızlık etmek. İtibarsızlık.

Belittles : Alçaltmak. Küçük görmek. Kötümsemek. Beğenmemek. Küçültmek. Aşağılamak.

Depreciate : Ucuzlatmak. Küçük düşürmek. Değerini düşürmek. Değerini kaybetmek. Değer kaybetmek. Amortize etmek. Kıymetten düşmek. Değeri düşmek. Fiyatını kırmak.

Defies : Karşı gelmek. Karşılaşmaya davet etmek. Baş kaldırmak. Kafa tutmak. Karşı koymak. Dayanmak. Alnını karışlamak. Meydan okumak. Kışkırtmak.

Contemned synonyms : taken up, contemns, belittle, defied, postulate, condescend, treat someone like dirt, disdain, disparage, depreciates, disparages, contempt, disdaining, despise, cry down, condescends, bring into contempt, defying, despised, vilipend, despises, give the go by, claim, disdains, deprecate, obsessed, defy, attentive, contemn, troubled, haunted, condescended.

Contemned zıt anlamlı kelimeler, Contemned kelime anlamı

Untroubled : Rahat. Sıkıntısız. Endişesiz. Sakin. Kaygısız. Durgun. Dertsiz.

Inattentive : Bakar kör. Dikkat etmeyen. Önemsemez. Özensiz. Dikkatsiz. Gafil. İtinasız. Özen göstermeyen. İhmalci. İhmalkar.

Unconcerned : Kaygısız. İlgisiz. Kayıtsız. Aldırmaz.

Contemned antonyms : disclaim.