Contemner türkçesi Contemner nedir

  • Mahkemeyi tahkir eden kimse.
  • Mahkemeye itaatsizlik yapan kimse.
  • Mahkeme emirlerine itaatsizlik eden kimse.
  • Mahkemeye gelmeyen kimse.

Contemner ingilizcede ne demek, Contemner nerede nasıl kullanılır?

Contemned : Küçümsemek. Adamdan saymamak. Hor görmek.

Contemn : Küçük görmek. Adamdan saymamak. Küçümsemek. Hor görmek. Adam yerine koymamak.

Contemnor : Küçümseyen kişi. Küçümseyen kimse. Aşağılayıcı davranan kimse. Hor gören kimse.

Contemns : Adamdan saymamak. Hor görmek. Küçümsemek.

Contemplate : Dalmak. Niyetinde olmak. Düşünüp taşınmak. Seyretmek. Tasarlamak. Niyet etmek. Süzmek. Kafa yormak. Üzerinde düşünmek. Bakmak.

Contemplative : Düşünceli. Düşünceye dalmış. Derin düşünceye dalmış. Dini düşüncelere dalmış. Uzun uzun düşünmeyi seven. Dalgın.

Contemplates : Niyet etmek. Kafa yormak. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Dikkatle seyretmek. Tasarlamak. Bakmak. Dalmak. Seyretmek. Süzmek.

Contemplated expenses for next years : Gelecek yıllar gideri. Bir yıldan daha çok süregelen sayışım dönemlerine ilişkin giderler.

Contemplativeness : Derin düşüncelilik. Düşünme. Ciddi dalgınlık. Dalgınlık. Düşünceye dalmış olma durumu.

Contemplating : Düşünmek. Süzmek. Niyet etmek. Tasarlama. Tasarlayan. İyice düşünme. Niyet eden. Düşünüp taşınma. Niyet etme. Dalmak.

 

İngilizce Contemner Türkçe anlamı, Contemner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contemner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bunker : Kömür ambarı. Dökme gereç deposu. Yakıt bölmesi (gemi). Yığak. Hazne. Kömür konulan oda. Golfte topu engelleyen tümsek veya çukur. Alttan boşaltmalı tank. Depo.

Dumpster : Büyük çöp kovası. Büyük çöp kutusu (açık havada). Çöp konteyneri. Çöp kutusu. Çöp bidonu.

Manger : Ahırda yemlik. Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri, çeşitli malzemeden yapılmış, çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar. Baş güverte havuzu. Praesepe. Yem teknesi. Yemlik.

Cup : Çanak gibi yapmak. Kavramak. Kase. Hacamat etmek. Vantuz çekmek. Fincan. Kap şekline getirmek. Hacamat yapmak. Boynuz çekmek. Ayaktopu karşılaşmalarında birincilik, ikincilik ve üçüncülük gibi dereceleri kazanan takımlara verilen, genellikle gümüş ya da metalden yapılmış vazo biçiminde armağan.

Pan : Bütün. Tava. Kır tanrısı. Yıkama tavası. Eleştirmek. Kafatası. Her. Yassı kap. Tepsi.

Spoon : Kaşıklamak. Daha çok koyunlarda prolapsus vajina tedavisinde vajinanın yeniden prolabe olmasını engellemek amacıyla vajina içine geçici olarak yerleştirilen lastik veya diğer maddelerden yapılmış araç. Zoka ile balık avlamak. Flört etmek. Kaşıkla almak. Vajinal pessari. Aşık. Oynaşmak. Kepçe.

Breadbox : Ekmeğin taze tutulmak için konulduğu saklama kabı. Ekmek saklama kutusu. Ekmek kutusu. Ekmek kabı.

Canister : Kağıt-teneke kombine kutu. Çay veya kahve kutusu. Sıvı yakıtı saklama ya da taşımaya özgü, çelik saçtan yapılma kap. Teneke. Yakıt kovası. Süzgeç kutusu (maskede). Kanister. Konteynere gobletleri yerleştirmek için kullanılan kulplu teneke kutu. Metal kap.

 

Cylinder : Tambura. İçine krem. İlaç gibi maddeler konulan plastik boru. İçinde tokaç devinen boruya benzer yuva. Rulo. Merdane. Kasnak. Vals. Tüp. Silindir.

Workbox : Dikiş kutusu. Alet kutusu.

Contemner synonyms : cargo container, waste paper basket, dice cup, storage ring, coin bank, cannister, fuel pod, circular file, wheeled vehicle, magnetic bottle, pipe bowl, grab bag, flowerpot, trough, vessel, basket, vitrine, dish, receptacle, powder horn, pot, time capsule, mailer, glass, cast, drinking glass, cassette, package, purse, dispenser, instrumentality, savings bank, powder flask.

Contemner zıt anlamlı kelimeler, Contemner kelime anlamı

Friend : Yardımcı. Tanıdık. Arkadaş. Yaren. Can. Destek. Yoldaş. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Dost. Ahbap.

Admire : Hayranlık duymak. Hayran hayran bakmak. Çok beğenmek. Hayran olmak. Takdir etmek. Gıpta etmek. Beğenmek. Hayranlık beslemek. Hayran kalmak.

Love : Sevda. Muhabbet beslemek. Sevmek. Sevgi. Aşk. Bayılmak. Sevgi beslemek. Sevgi duymak. Aşık olmak.

Contemner ingilizce tanımı, definition of Contemner

Contemner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who contemns. A scorner. A despiser.