Underwater türkçesi Underwater nedir

  • Su altında olan.
  • Sualtında.
  • Sualtındaki.
  • Sualtı.
  • Su altında kullanılan.
  • Su altı.
  • Su altında.
  • Denizaltı.
  • Su altındaki.

Underwater ile ilgili cümleler

English: Ali claims that he can swim thirty meters underwater on one breath.
Turkish: Ali bir nefeste su altında otuz metre yüzebileceğini iddia ediyor.

English: Can you swim underwater?
Turkish: Sualtında yüzebilir misin?

English: The crew can enter the underwater vehicle using a plug-in module.
Turkish: Mürettebat takıp çıkartılabilen modül kullanarak su altı aracına girebilir.

English: Ali closes his eyes when he swims underwater.
Turkish: Ali su altında yüzerken gözlerinin kapatır.

English: He was underwater for three minutes.
Turkish: Üç dakika boyunca su altındaydı.

Underwater ingilizcede ne demek, Underwater nerede nasıl kullanılır?

Underwater antenna : Sualtı anteni.

Underwater burst : Su altı patlaması. Sualtı patlaması. Su yüzeyinin altında meydana gelen patlama.

Underwater cable : Telgraf yayını için ullanılan kablo. Sualtı kablosu. Su altındaki iletişim kablosu.

Underwater camera : Deniz altında film çevirebilecek yapıda alıcı. Denizaltı kamerası. Denizaltı alıcısı. Deniz altı alıcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Underwater diver : Dalgıç. Kurbağaadam.

 

Are there underwater currents : Sualtı akımı var mı.

Underwear : İç çamaşırı. Çamaşır. İç giyim. İç giyim ürünleri.

Self contained underwater breathing apparatus : Sualtı dalışı esnasında nefes alma ekipmanı. Bağımsız sualtı soluma aygıtı. Müstakil sualtı nefes alma aparatı. Scuba. Kendi üzerinde taşınabilen sualtında soluma aygıtı. Kendiliğinden depolu su altı solunum cihazı.

Underwaist : Bluz altı. Diğerinin altına giyilen bluz.

Get underway : Koyulmak. Yola çıkmak. Başlamak. Başlamak (bir yolculuğa vb.).

İngilizce Underwater Türkçe anlamı, Underwater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underwater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subbed : Yardımcı. Altında. Altyazı. Altına. Yerine geçmek. Üye aidatı. Yerini doldurmak. İçine. İçinde.

Submersed : Dalmış. Batık. Sualtında yetişen. Suya batırılmış. Su altında yetişen. Gizli. Örtülü.

Submarine : Su altında seyredebilen taşıt. Denizaltı ile ilgili. Denizdibi. Denizin altında olan. Denizaltında yetişen. Denizaltı gemi. Denizaltı ile saldırmak. Denizaltında olan.

Subaqua : Su altında yaşayan. Su altında bulunan.

Subaqueous : Sualtında meydana gelen. Su altında bulunan. Sualtında yaşayan.

Underseas : Deniz altında. Deniz yüzeyinin altında. Denizaltında. Deniz yüzeyinin altı.

Subbing : Yardımcı. İçinde. Altına. Yerini doldurmak. Yerine geçmek. Altında. Üye aidatı. Altyazı. İçine.

Submerged : Örtülü. Daldırık. Batırılmış. Batmış. Batık. Suya batırılabilir.

Subaquatic : Subakuatik.

Submersibles : Suya batırılabilir. Su altında kalabilir. Batiskaf.

 

Underwater synonyms : subsurface, demersal, subbings, submarines, aquatic, undersea, under water, sub, sunken, submersible.

Underwater zıt anlamlı kelimeler, Underwater kelime anlamı

Overhead : Genel masraflar. Üstten. Yukarıda olan. Tepede. Kafasının üstünde. Destek işlem. Yukarıya. Ek yük. Havai.

Surface : Cilalamak. Yüzey. Kanat (uçak). Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı). Ortaya çıkmak. Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Meydana çıkmak. Kaplamak (yolu bir maddeyle). Yerüstü. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Terrestrial : Karaya ait. Dünya ile ilgili. Yeryuvarlağına ait. Karada yetişen. Saçma. Yeryüzüne ait. Dünyaya ait. Yersel. Karasal. Dünyasal.

Underwater antonyms : amphibious.