Underwear türkçesi Underwear nedir

Underwear ile ilgili cümleler

English: Ali was wearing nothing but his underwear.
Turkish: Ali iç çamaşırından başka bir şey giymiyordu.

English: Where is your underwear section?
Turkish: İç çamaşırı bölümünüz nerede?

English: He was wearing nothing but his underwear.
Turkish: O hiçbir şey giymiyordu ama iç çamaşırı hariç.

English: This underwear needs to be washed.
Turkish: Bu iç çamaşırı yıkanmalı.

English: He's walking around in his underwear.
Turkish: İç çamaşırlarıyla geziniyor.

Underwear ingilizcede ne demek, Underwear nerede nasıl kullanılır?

Underweight : Eksik dara. Gereken ağırlığın altında olan. Zayıf. Portföy yatırımlarındaki azalma notu (sıfır ağrılık). Normalden hafif. Eksik ağırlık. Olağandan az ağırlıklı. Normaldan az ağırlığı olan.

Underweight diet : Normalden hafif diyet. Bir kimsenin kilo almak için normalde yediğinden daha fazlasını yemesini gerektiren özel beslenme planı.

Underwent : Çekmek. Geçirmek. Katlanmak. Başına gelmek. Uğramak.

Underwent metamorphosis : Metamorfoz geçirmiş. Tamamıyla değişmiş. İmajını değiştirmiş.

Be underweight : Normalden hafif olmak.

Underwaists : Bluz altı. Diğerinin altına giyilen bluz.

 

Underwater diver : Dalgıç. Kurbağaadam.

Underwater burst : Su yüzeyinin altında meydana gelen patlama. Su altı patlaması. Sualtı patlaması.

Underwaist : Diğerinin altına giyilen bluz. Bluz altı.

Underwhelm : (argo) şaşırtmakta başarısız olmak. Etkileyememek. Etkilemekte başarısız olmak. Hafif kalmak. Etkisiz kalmak. Alt etmekte başarısız olmak.

İngilizce Underwear Türkçe anlamı, Underwear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underwear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trolleys : Yük arabası. Tramvay vagonu. Servis masası. Tramvaya elektrik veren kol. El arabası.

Unmentionable : Sözü edilmez. Kelimelerle anlatılamaz. Ağza alınmaz. Söz edilmesi çirkin. Ağıza alınmaz. Lafı edilmez. Çok kötü. Sözedilmesi çirkin.

Clothes : Esvap. Yatak takımları. Elbise. Üst baş. Giyim kuşam. Giysi. Çul. Giysiler. Giyecek. Kapama.

Washing : İnce boya. Bulaşık yıkama. Çamaşır (kirli veya yıkanmış). Yıkama. İnce kaplama. Lavaj. Yıkanma. Lavman.

Linens : Bez. Keten.

Underthings : Kadın iç çamaşırı. Kadın iç giyimi.

Hosiery : Çorap fabrikası. Penye. Mensucat. Tuhafiye. Dokuma. Mensucat fabrikası. Çorapçılık. Çorap. Çoraplar.

Underclothes : İç çamaşırları. İç çamaşır.

Laundry : Kirli çamaşırlar. Yıkanmaya hazır çamaşırlar. Çamaşırhane (ticari kuruluş). Kirli çamaşır. Çamaşırlar. Çamaşırhane. Çamaşırların yıkandığı yer. Çamaşırlık.

Linen : Bez. Çarşaf. Keten bezi. Keten örtü. Keten örgü. Masa örtüleri ve yatak çarşafları. Keten. Keten kumaş.

Underwear synonyms : bvd, bvd's, intimate apparel, undergarment, skivvies, small clothes, laundries, washings, hosieries, underclothing, skids, undergarments, smallclothes, lingerie, scuds, smalls, scanties, long johns.

 

Underwear zıt anlamlı kelimeler, Underwear kelime anlamı

Overgarment : Giyimin üst katı. Üst giyim. Üst giysi.

Underwear ingilizce tanımı, definition of Underwear

Underwear kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is worn under the outside clothing. Underclothes.