Underwent türkçesi Underwent nedir

Underwent ile ilgili cümleler

English: He underwent brain surgery.
Turkish: O bir beyin ameliyatına maruz kaldı.

English: After the incident, our relationship underwent a sudden change.
Turkish: Olaydan sonra ilişkimiz ani bir değişim geçirdi.

English: I underwent major surgery last year.
Turkish: Geçen yıl büyük bir ameliyat geçirdim.

English: He underwent a risky operation.
Turkish: O riskli bir ameliyat geçirdi.

English: Ali underwent surgery.
Turkish: Ali ameliyat geçirdi

Underwent ingilizcede ne demek, Underwent nerede nasıl kullanılır?

Underwent metamorphosis : Metamorfoz geçirmiş. İmajını değiştirmiş. Tamamıyla değişmiş.

Underwear : İç giyim ürünleri. İç giyim. Çamaşır. İç çamaşırı.

Underweight : Eksik ağırlık. Olağandan az ağırlıklı. Eksik dara. Normaldan az ağırlığı olan. Portföy yatırımlarındaki azalma notu (sıfır ağrılık). Zayıf. Normalden hafif. Gereken ağırlığın altında olan.

Underweight diet : Bir kimsenin kilo almak için normalde yediğinden daha fazlasını yemesini gerektiren özel beslenme planı. Normalden hafif diyet.

Be underweight : Normalden hafif olmak.

Underwaist : Diğerinin altına giyilen bluz. Bluz altı.

Underwater antenna : Sualtı anteni.

 

Underwater : Sualtı. Su altında. Su altında olan. Su altındaki. Denizaltı. Su altında kullanılan. Sualtında. Su altı. Sualtındaki.

Underway : İlerleme halinde. Başlamış. Altta yatan. Bir yolcuğuğa başlayan (özellikle su aracıyla, tekneyle). Seyir halinde. Seyirde. Yapım aşamasında. Çalışma halinde. Gelişmekte. Yapı halinde.

Underwater camera : Denizaltı kamerası. Deniz altında film çevirebilecek yapıda alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denizaltı alıcısı. Deniz altı alıcısı.

İngilizce Underwent Türkçe anlamı, Underwent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underwent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come by : Kazanmak. Elde etmek. Önünden geçmek. Kazara ya da tesadüfen edinmek. Kaza sonucu bulmak. Karşılaşmak. Sahip olmak. Ziyaret etmek. Edinmek. Yolu düşmek.

Abrook : Dayanmak.

Experiences : Maruz kalmak. Tatmak. Denemek. Tecrübe etmek. Deneyimler. Yaşananlar. Görmek. Karşılaşmak. Başından geçmek.

Lingerie : Kadın iç çamaşırı ve gecelik. Gecelik. Kadın iç çamaşırı. Kadın iç gömleği.

Befallen : Olmak. Başa gelen.

Come round : Gelmek. Ziyaret etmek. Başkasının görüşüne uymak. Yıldönümü gelmek. Yelkenleri suya indirmek. Kendi görüşünden caymak. Kendine gelmek. Yola gelmek. Yüksekten atmaktan vazgeçmek. Barışmak.

Allures : Aklını çelmek. Albeni. Aklını başından almak. Ayartmak. Baştan çıkarmak. Cezbetmek. Çekme. Aklını başından almak (argo terim). Çekici.

Call upon : Hatırlatmak. Ziyarette bulunmak. Ziyaret etmek. Başvurmak. Ödenmesini talep etmek. Önünde söylemek. İstemek. Rica etmek.

 

Carries : İletmek. Kaldırmak. Çakmak. Satışa sunmak. Sevketmek. Başarmak. Taşımak. Elde etmek. Menzili olmak.

Accept : Eyvallah demek. Normal karşılamak. Üstlenmek. Razı olmak. Kabul etmek. Anlamak. Hazmetmek. Onaylamak. Evet demek.

Underwent synonyms : catocala nupta, owlet moth, catacala, red underwing, intimate apparel, genus catacala, noctuid moth, bvd, bvd's, coming through, unmentionable, accepts, communicated, abided, drop by, betides, abstract, calling on, absorbs, bear with, deal a blow, drop in, bear, allured, come under, befalling, abides, long johns, allure, come in for, acquiesced, call, carry.

Underwent zıt anlamlı kelimeler, Underwent kelime anlamı

Overgarment : Üst giyim. Üst giysi. Giyimin üst katı.