Underwriter türkçesi Underwriter nedir
- Sigortacı.
- Satılmayanları da satın almayı üstlenen banka.
- Borsada halka satılmayan yeni senetleri alan kişi.
- Sigorta komisyoncusu.
- Çıkarılan hisse senedi ve tahvillerin tamamını veya bir kısmını satacağını garanti eden.
- Bir konsorsiyum içinde kendine ayrılan borç tahvillerini satmayı.
- Yüklenici.
Underwriter ingilizcede ne demek, Underwriter nerede nasıl kullanılır?
Fire underwriter : Yangın sigortacısı.
Underwriters : Sigortacılar. Sigortacı. Borsada halka satılmayan yeni senetleri alan kişi.
Underwrite : Sağlama almak. İmza etmek. Sigorta etmek. Altına yazmak. İmzalamak. Sigorta poliçesini imzalamak. Sigorta ettirmek. Finanse etmeyi üstlenmek (bir girişimi). Altını imza etmek.
Underwrites : Altını imza etmek. Sigorta etmek. Altına yazmak. Finanse etmeyi üstlenmek (bir girişimi). Sigorta ettirmek. İmza etmek. İmzalamak. Sigorta poliçesini imzalamak. Sağlama almak.
Underwriting : Taahhüt. Aracılık taahhüdü. Satış garantisi. Sigorta poliçesini imzalama. Yüklenme. Garanti altına alma. Aracı kurumun halka sunulacak sermaye piyasası araçlarının tümünü satmaya, satamadığını da almaya güvence verdiği durum. krş. eniyi çaba ilkesi. Sigortalama. Sigorta etme. Aracılık yüklenimi.
Underwriting syndicate : Kredi sendikasyonu. Aracılık yüklenimi sendikası. Plasman bankaları sendikası. Aracılık yüklenimi birlikteliği. Bankaların riskin tamamını üstlenmek istemedikleri ya da verilecek olan kredinin kendi kaynaklarını aşması durumunda başka bankalarla bir araya gelerek riski ve kredi miktarını paylaşmaları için oluşturdukları birlik. Yatırım bankaları sendikası.
Best efforts underwriting : Eniyi çaba yüklenimi. Bir yatırım bankası ya da grubunun, bir şirket tarafından yeni çıkarılan hisse senedinin tümünü eniyi çabayı göstererek satmayı üstlenmesi, satamadıklarını ise çıkarana iade etme anlaşması. krş. aracılık yüklenimi, eniyi çaba ilkesi. En iyi çaba yükümlülüğü.
Full underwriting : Aracılık yüklenimi. Tümünü yüklenim. Aracı kurumun halka sunulacak sermaye piyasası araçlarının tümünü satmaya, satamadığını da almaya güvence verdiği durum. krş. eniyi çaba ilkesi.
Underwrote : Altını imza etmek. İmzalamak. Sigorta ettirmek. İmza etmek. Altına yazmak. Finanse etmeyi üstlenmek (bir girişimi). Sigorta poliçesini imzalamak. Sigorta etmek. Sağlama almak.
Underwriting consortium : Bankaların riskin tamamını üstlenmek istemedikleri ya da verilecek olan kredinin kendi kaynaklarını aşması durumunda başka bankalarla bir araya gelerek riski ve kredi miktarını paylaşmaları için oluşturdukları birlik. Aracılık yüklenimi birlikteliği.
İngilizce Underwriter Türkçe anlamı, Underwriter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Underwriter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Insurance agent : Sigorta acentası. Sigorta acentesi sigorta şirketine komisyon karşılığı iş getiren kişi. Sigorta acentesi.
Agent : Gümrük işgüderi. Fail. Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Yurda getirilen ve yurttan çıkarılan mallara ilişkin işlemlerle uğraşan, malların gümrükten çıkarılmalarında aracılık eden kişi. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Satış temsilcisi. Mümessil. Acenta. Gizli ajan.
Contractor : Yüklenci. Anlaşmalı taraf. Sözleşmeci. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Girişimci. Bir işin sorumluluğunu kuruluş, yönetim ve dokuncasını üzerine alan kişi. Kalfa. Sözleşen. Üstlenici.
Insurance broker : Sigorta aracısı. Sigorta simsarı. Sigorta tellalı.
Undertaker : Para karşılığı cenaze işlerini üstlenen kimse. Girişimci. Sözleşmeciden devraldığı işi tamamlamakla yükümlü gerçek veya tüzel kişi. bk. müteahhit. Cenaze levazımatçısı. Ölü kaldırıcı. Cenaze kaldırıcısı. Üstenci. Cenaze levazımcısı. Müteahhit.
Assurers : Sigorta eden.
Contractee : İhaleyi veya projeyi veya işi veren. Sözleşen. Sözleşmeciden devraldığı işi tamamlamakla yükümlü gerçek veya tüzel kişi. bk. müteahhit. Sözleşmeye taraf olan sözleşmeci ve yüklenici.
Factor : Değişken. Aracı kuruluş. Eleman. Etken. Bir sonucun ortaya çıkmasına yol açanların her biri. birden fazla sayıda aracın bir araya gelerek bir ürünün oluşmasını sağlaması, etmen. Öge. Biyolojik, iklimsel, besinsel vb. olabilen ve bir etki yapan herhangi bir ajan. bir biyokimyasal olayda görev yapan, henüz tamamıyla tanımlanmamış bir madde ya da etken. çoğunlukla tanımlandıktan sonra da kullanılmaya devam edilir ya da ayrıca isimlendirilir. Faktör. etken. Etmen. Finansör (üretimde).
Assurors : Sigotalayan. Sigorta eden. Güvence veren.
Insurer : Sigorta eden. Sigortalayan.
Underwriter synonyms : insurance underwriter, insurance firm, general agent, nondepository financial institution, insurance company, insurers, broker, underwriters, assuror, assurer.
Underwriter ingilizce tanımı, definition of Underwriter
Underwriter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An insurer. One who underwrites his name to the conditions of an insurance policy, especially of a marine policy.

Bu kısımda Underwriter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Underwriter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Underwriter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Underwriter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.