Underwriting consortium türkçesi Underwriting consortium nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Aracılık yüklenimi birlikteliği.
  • Bankaların riskin tamamını üstlenmek istemedikleri ya da verilecek olan kredinin kendi kaynaklarını aşması durumunda başka bankalarla bir araya gelerek riski ve kredi miktarını paylaşmaları için oluşturdukları birlik.

Underwriting consortium ingilizcede ne demek, Underwriting consortium nerede nasıl kullanılır?

Underwriting : Aracılık taahhüdü. Yüklenme. Garanti altına alma. Aracı kurumun halka sunulacak sermaye piyasası araçlarının tümünü satmaya, satamadığını da almaya güvence verdiği durum. krş. eniyi çaba ilkesi. Aracılık yüklenimi. Sigorta etme. Taahhüt. Sigortalama. Satış garantisi.

Consortium : Konsorsiyum. Evlilik icabı yardım isteme hakkı. Banka ve şirket gibi birden fazla bağımsız kuruluşun büyük kaynak ve beceri gerektiren projeleri gerçekleştirmek ve/veya fonlamak amacıyla oluşturduğu kuruluşlar birliği. Birlik kurul. Birliktelik. Birlik. Evliliğin getirdiği haklar. Bir ya da çeşitli işlerde birleşik yarar sağlamak isteyen ve daha çok para işleriyle uğraşan kişilerin birleşimiyle sağlanan kurul. Biyoloji, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alglerle mantarların birlikte oluşturduğu likenlerde olduğu gibi, iki türün de karşılıklı faydalandığı ortak yaşama şekli.

 

Underwriting syndicate : Yatırım bankaları sendikası. Bankaların riskin tamamını üstlenmek istemedikleri ya da verilecek olan kredinin kendi kaynaklarını aşması durumunda başka bankalarla bir araya gelerek riski ve kredi miktarını paylaşmaları için oluşturdukları birlik. Aracılık yüklenimi birlikteliği. Aracılık yüklenimi sendikası. Plasman bankaları sendikası. Kredi sendikasyonu.

Banking consortium : Bir ülkeye veya şirkete kredi sağlamak amacıyla aynı veya değişik ülkelerdeki bankaların oluşturduğu birlik. Bankalar konsorsiyumu. Bankalar birlikteliği.

İngilizce Underwriting consortium Türkçe anlamı, Underwriting consortium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underwriting consortium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Underwriting syndicate : Kredi sendikasyonu. Plasman bankaları sendikası. Aracılık yüklenimi sendikası. Yatırım bankaları sendikası.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Underwriting consortium synonyms : abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a change in demand, a shift in individual demand, abnormal budget, a shift in demand, a change in supply.