Undressed türkçesi Undressed nedir

  • Çıplak.
  • İşlenmemiş.
  • İnce inşaatı tamamlanmamış.
  • Terbiyesiz (yemek).
  • Sossuz.
  • Soyunmuş.
  • İşlenmemiş (deri).
  • Sosu veya terbiyesi olmayan (yemek).
  • Sargıları açılmamış.

Undressed ile ilgili cümleler

English: He undressed her with his eyes.
Turkish: O onun gözlerinin önünde soyundu.

English: Ali undressed and got into bed.
Turkish: Ali soyundu ve yatağa girdi.

English: Ali undressed in front of the mirror.
Turkish: Ali aynanın önünde elbiselerini çıkardı.

English: Ali undressed and got in the bathtub.
Turkish: Ali soyundu ve küvete girdi.

English: She undressed to take a bath.
Turkish: O, yıkanmak için soyundu.

Undressed ingilizcede ne demek, Undressed nerede nasıl kullanılır?

Undresses : Giysilerini çıkarmak. Elbiselerini çıkarmak. Ev elbisesi. Gündelik elbise. Dökülüp saçılmak. Soyunmak. Soymak. Sargısını açmak. Üniforma.

Laundresses : Çamaşırcı kadın.

In a state of undress : Çıplak.

In state of undress : Yarı çıplak. Çıplak olarak.

Undress : Sargısını açmak. Elbiselerini çıkarmak. Ev elbisesi. Giysilerini çıkarmak. Soymak. Dökülüp saçılmak. Üniforma. Gündelik elbise. Soyunmak.

Undressing : Soyunma.

Undressing oneself : Soyunma.

Undreamed : Hayal edilmemiş (-ın). Rüyanda görsen inanamayacağın. Akla hayale gelmedik. Akla ve hayale gelmeyen. Akla hayale gelmeyen. Olabileceği düşünülmemiş. Hayal edilemez. Düşlenemez. Akla hayale gelmeyecek.

 

Laundress : Çamaşırcı kadın. Çamaşırcı.

Sundress : Askısız yazlık elbise. Kolsuz veya askılı veya yazlık elbise.

İngilizce Undressed Türkçe anlamı, Undressed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Undressed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unfinished : Noksan. Kaba. Terbiye edilmemiş. Cilasız. Yarım kalmış. Bitmemiş. Tamamlanmamış. Yarım. Bitirilmemiş.

Barer : Açık. Azıcık. Tüysüz. Bomboş. Sade. Yapraksız. Tamtakır. Yalın. Daha çıplak.

Bleakest : Kötü. Rüzgarlı. Umutsuz. Kasvetli. Sevimsiz. Akkefal. Soğuk. Rüzgara maruz. Üzgün.

Rawer : Taze. Hassas. Açık yara. Haksız. Ham. Müstehcen. Pişmemiş. Çiğ. Toy. Deneyimsiz.

In the raw : Dal taşak. Anadan doğma. Çiğ olarak. İşlenmemiş halde. Çırılçıplak. Anadan üryan. Dımdızlak. Doğal halde. Ham olarak.

Bleak : Soğuk. Üzgün. Rüzgara açık. Tatlı su sardalyesi. İnci balığı. Nahoş. Tatsız. Kara. Rüzgar alan.

Rougher : Aşağı yukarı. Kötü. Zor. Cilasız. Kulak tırmalayıcı. Fırtınalı. İlk geçi ayağı. Kaba. Engebeli. Hoyrat.

Rawest : Kavrulmamış. Çiğ. Haksız. Saf. Soğuk. Sıyrık. Açık saçık. Deneyimsiz. Acemi. Soğuk ve rutubetli.

Rough : Fırtınalı. Karalama. Yaklaşık. Taşlık. Gürültücü. Rahatsız edici. Kabadayı. Külhanbeyi. Terbiye etmek (at). Ham.

Undressed synonyms : unattired, ungarbed, unappareled, ungarmented, in a state of undress, have nothing on, unclad, unclothed, rudest, barest, raw, au naturel, scurrile, bullate, birthday suit, aboveboard, denuded, crude, derbio, ruder, coarse, rude, bleaker, crudest, cruder, roughest, exposed, bleakish, bares, bare.

 

Undressed zıt anlamlı kelimeler, Undressed kelime anlamı

Clothed : Örtmek. Kaplamak. Giydirmek. Bürümek. Giysi sağlamak. Giyinmiş. Güzel bir dille anlatmak. Zenginleştirmek. Renklendirmek. Sarmak.

Finished : Bitik. Sona ermiş. Bitmiş. Bitirilmiş. Tamam. Mükemmel. İşlenmiş. İmalatı tamamlanmış. Apreli. Tamamlanmış.