Unguilty türkçesi Unguilty nedir

Unguilty ingilizcede ne demek, Unguilty nerede nasıl kullanılır?

Unguiltily : Masumiyetle. Vicdan acısı hissetmeksizin. Suçsuz olarak. Suçluluk hissetmeksizin.

Unguiculate : Bir ya da daha fazla tıranğı veya pençesi olan. Pençeli. Tırnaklı. Tırnağa benzeyen. Pençeye benzeyen.

Unguiculated : Pençeli. Tırnaklara veya pençelere benzeyen. Tırnakları veya pençeleri olan. Pençeye benzeyen. Bir ya da daha fazla tıranğı veya pençesi olan. Tırnaklı. Tırnağa benzeyen.

Unguided : Uzaktan kumandasız. Rehbersiz.

Unguided interview : Konuların genel çerçevesiyle önceden kestirilemediği durumlarda başvurulan, ölçünlü bir araç kullanmadan karşılıklı konuşmayı kendi akışına bırakarak kendiliğinden ortaya çıkan konularda yoğunlaşan görüşme. Kılavuzsuz görüşme.

Unguaranteed bond : Büyük bir banka veya şirketin bağlı olduğu holding tarafından anaparanın ve faizin ödenmesine güvence verilmeyen tahvil. Güvencesiz tahvil.

Unguis : Tırnak. Pençe. Toynak. Bazı taçyapraklarının pençe şeklindeki temeli (botanik terimi).

Unguarded : Sakınmasız. Gafil. Muhafazasız. Koruyucusuz. Düşüncesiz. Korumasız. İhtiyatsız. Dikkatsiz. Patavatsızca söylenen (söz). Savunmasız.

Unguarded moment : Savunmasız an. Unutkanlık veya ihmal anı.

 

Unguent : Ungan. Merhem.

İngilizce Unguilty Türkçe anlamı, Unguilty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unguilty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dove like : Güvercin benzeri. Dürüst. Naif. Güvercine benzeyen.

Clearest : Ortada. Bulutsuz. Emin. Net. Aydınlık. Berrak. Engelsiz. Bütün. Aşikar. Tiz.

Fineable : Süzülebilir. Damıtılabilir. Cezalandırılabilir. Bir ceza verilebilir.

Babe in the woods : Ormandaki bebek. Süt kuzusu. Muhallebi çocuğu. Ağzı süt kokan kimse. Kaybolmuş. Süt çocuğu. Kayıp. Acemi çaylak. Ana kuzusu.

At fault : Hatalı. Yanılmış. Doğru değil. Şaşırmış. Yanlış. Kusurlu. Kabahatli.

Blameless : Kabahatsiz. Suçsuz. Açık alın. Alnı açık. Kusursuz. Lekesiz. Sütten çıkma ak kaşık.

Delinquent : İhmalkar kimse. Suç işleyen (çocuk). Geciktirilmiş. Suç işleyen. Suçlu. Mücrim. Zamanında yapılmayan ödeme. Çocuk suçlu. İhmalcilik. Görevini yerine getirmeyen.

Inculpatory : Suçlayıcı. Suçlayan. İtham eden. Suçlu gösteren. Suç isnat eden.

Cherubical : Melek gibi. Güzel.

Shamed : Yazık etmek. Ayıp etmek. Utandırmak. Mahçup etmek. Namusunu kirletmek. Tecavüz etmek. Utanmış.

Unguilty synonyms : inculpative, conscience smitten, guilt ridden, red handed, immaculate, as white as driven snow, bloodguilty, shamefaced, ashamed, crimeless, incorrupt, blameable, childlike, blameful, censurable, blamelessly, indictable, guiltless, chargeable, finable, born yesterday, unrighteous, have nothing on, uncensurable, hangdog, blamable, punishable, culpable, incorrupted, blameworthy, criminal, harmless.

Unguilty zıt anlamlı kelimeler, Unguilty kelime anlamı

 

Righteous : Doğrucu. Hak tanır. Doğru. Hakkaniyetli. Dürüst. Hakşinas. Erdemli. Haklı. Adil.

Exculpatory : Masumiyetini ilan eden. Suçlamalardan kurtulan. Beraat eden. Suçsuzluğu kanıtlanmış. Suçsuzluğu anlaşılmış. Suçsuz çıkartan. Beraat ettiren. Temize çıkartan.

Innocent : Saf. Zararsız kimse. Kabahatsiz. Zararsız. Hilesiz. Saftrik. Safdil. Suçsuz. Azade. Masum.

Unguilty antonyms : unashamed.