Universal donor türkçesi Universal donor nedir
- Evrensel verici.
- Herkese kan verebilen kimse.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- A, b ve ab kan grubundaki insanlara kan verebilen, sadece kendi grubundan kan alabilen, o kan grubuna sahip insanlar.
- Evrensel donör.
- Genel verici.
Universal donor ingilizcede ne demek, Universal donor nerede nasıl kullanılır?
Universal : Yaygın. Üniversal. Tümel. Umumi. Kapsamlı. Genel veri. Bir nesneler kümesinin tüm üyelerine ilişkin olan türsel özelliklerden her biri. bk. tikel. Çok amaçlı. Belli önkoşullar yerine geldiğinde her durum ve her bağlamda geçerli olan.
Donor : Verici. Donör. Embriyo naklinde ovumun, embriyonun temin edildiği verici, yapay tohumlamada sperma veren hayvan, donör. kan, doku veya organ transferinde bunların temin edildiği canlı. Bağışta bulunan kimse. Veren kimse. Bir tepkimede proton, elektron vb. başka tepkene veren tepken. Bağışçı. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan veren. Kan veren kimse.
Universal antidote : Üniversal antidot. 2 kısım etkin kömür, 1 kısım magnezyum oksit, 1 kısım tannik asit ve 1 kısım kaolin karışımıyla elde edilen ve ağız yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde yüzeyde tutucu ve koruyucu olarak kullanılan bir madde.
Universal asynchronous receiver transmitter : Evrensel asenkron alıcı vericisi. Genelgeçer eşzamansız alıcı-verici. Evrensel eş zamansız alıcı-verici. Uart. Bilgiyi seri bir akıma dönüştüren akım ve seri portlarda kullanılır. Evrensel eşzamansız alıcı-verici.
Universal bank : Evrensel bankalar. Evrensel banka. Çok amaçlı bankalar. Müşterilerine çeşitli finansal hizmetler sağlayan banka.
Universal bibliography : Evrensel kaynakça. Dünyadaki bütün kitapları kapsayan kaynakça. (henüz gerçekleşemedi.).
İngilizce Universal donor Türkçe anlamı, Universal donor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Universal donor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Universal donor synonyms : a cells, a cell, abramis zone, abambulacral area, acacia, abacus bodies.

Bu kısımda Universal donor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Universal donor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Universal donor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Universal donor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.