Unmasks türkçesi Unmasks nedir

  • Maskesini çıkarmak.
  • Maskesi düşmek.
  • Foyasını çıkarmak.
  • Gerçek yüzünü görmek.
  • Maskesini düşürmek.
  • Foyasını ortaya çıkarmak.
  • Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak.
  • Maskesini indirmek.
  • Foyasını meydana çıkarmak.
  • Maskesini çıkartmak.
  • Açmak.

Unmasks ingilizcede ne demek, Unmasks nerede nasıl kullanılır?

Unmask : Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Foyasını meydana çıkarmak. Maskesini çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Maskesini indirmek. Maskesini düşürmek. Açmak. Maskesini çıkartmak. Foyasını çıkarmak. Maskesi düşmek.

Unmasked him : Gerçek yüzünü gösteren. Maskesini çıkaran. Gerçek doğasını ortaya koyan.

Unmasker : Gözler önüne seren kimse. Gerçek kişiliğini gösteren kimse. Ateş gücünü göstermek için bir silahı ateşleyen kimse. Belli eden kimse. Büründüğü rolden çıkıp gerçek kişiliğine dönen kimse. Değiştirdiği kılığı çıkaran kimse. Birşeyin gerçek doğasını gösteren kimse.

Unmaskers : Değiştirdiği kılığı çıkaran kimse. Büründüğü rolden çıkıp gerçek kişiliğine dönen kimse. Gözler önüne seren kimse. Belli eden kimse. Gerçek kişiliğini gösteren kimse. Birşeyin gerçek doğasını gösteren kimse. Ateş gücünü göstermek için bir silahı ateşleyen kimse.

Unmasking : Maskesini düşürme. Foyasını çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Maske sıyırma. Maskesini çıkarmak. Maskesi düşmek.

 

Unmagnified : Abartılmamış. Büyütülmemiş. Genişletilmemiş.

Unmaintainable : Desteklenemez. Yönetilemez. İdame ettirilemez. Sürdürülmesi imkansız.

Unmaking : Eski şekline getirmek. Parçalamak. Değiştirmek. Harabetmek. Bozmak.

Unmailable : Postalanamaz.

Unman : Yumuşatmak. Kadın gibi ağlatmak. Erkeklikten çıkarmak. Sinirini bozmak. Adamsız bırakmak. İnsanlıktan çıkarmak. Hadım etmek. Cesaretini kırmak. Kısırlaştırmak (erkek).

İngilizce Unmasks Türkçe anlamı, Unmasks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unmasks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debunks : Kirli çamaşırlarını dökmek. Çürütmek. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Alaşağı etmek. Putları kırmak. Açığa çıkarmak. Gerçeği göstermek. Madara etmek.

Uncloaking : Açığa vurmak. Meydana çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Ortaya çıkarmak. Ortaya dökmek.

Broaching : İleri sürmek. Broşlama. Boşaltma. Şişleme. Rayba salma. Tığ çekme. Delmek. Rayba sarma.

Broaches : Çekmek. Del. İleri sürmek. Delmek. Açmak (bir konuyu). Konuya girmek. Şişlemek. Delik açmak. Şiş.

Bare : Açık. Süssüz. Açılmak. Soymak. Tamtakır. Boş. Açığa vurmak. Açığa çıkartmak. Çıkarmak.

Expose : Terketmek. Açığa çıkarmak. (satış için) sergilemek. İleri sürme. Sergilemek. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim). Karşı karşıya bırakmak. Bırakmak. Ortada bırakmak. Maruz bırakmak.

Acuminate : Sivri uçlu. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Akuminat. Sivrileşen. Sivrileştirmek. Ucu sivri.

 

Debunked : Kirli çamaşırlarını dökmek. Gerçeği göstermek. Açığa çıkarmak. Alaşağı etmek. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Putları kırmak. Çürütmek. Madara etmek.

Break open : Zorla açmak. Kırmak.

Unmasks synonyms : bring up in conversation, bloom, acumination, knock the bottom out of, unmask, prick the bubble, unmasking, break, uncloaks, uncloak, bares, broach, destroy, bared, uncloaked, cave, debunk, debunking, broached, undo, destruct, cave in, bring up the subject.

Unmasks zıt anlamlı kelimeler, Unmasks kelime anlamı

Make : Biçim. Yapmak. Hesap etmek. Meydana getirmek. Çeşit. Düzeltmek. Zorlamak. Yapılış şekli. Yapı. Kapatmak (devreyi).

Mask : Alalamak. Bilgisayar, bilişim, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Maske takmak. Kamufle etmek. Saklamak. Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve. Örtmek. Oyuncunun insancıl anlatımını kapatmak ya da oyuncuyla seyirci arasında güzelduyusal uzaklığı elde etmekte kullanılan ve çeşitli gereçten yapılan surat.. Maske. Maskelemek.

Cover : Örtü. Bastırmak. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Kapatmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Karşılık. İstila etmek. İçermek.