Unprinted türkçesi Unprinted nedir

Unprinted ingilizcede ne demek, Unprinted nerede nasıl kullanılır?

Unprintable : Basılması uygun düşmeyen. Müstehcen. Basılamaz.

Unprintable area : Yazdırılamaz alan. Yazılamayan alan. Yazdırılamayan alan.

Unprincipled : Kanunsuz. Karaktersiz. Ahlak kurallarını hiçe sayan. Ahlaksızca olan. İlkesiz. Ahlaksız. Kişiliksiz. Prensipsiz. Kuralsız.

Unpriced : Değeri bilinmez. Fiyatlandırılmamış. Fiyatsız. Fiyat göstergesi olmaması. Fiyatı koyulmamış. Fiyatı konulmamış. Belirlenmiş bir fiyatın olmaması. Paha biçilmez.

Unprimed : Ham. Astarlanmamış. Boyanmamış. İşlemden geçirilmemiş.

Unprivileged : Ayrıcalıksız. Rüçhansız. İmtiyazsız.

Unprison : Cezaevinden salıvermek. Hapishaneden serbest bırakmak.

İngilizce Unprinted Türkçe anlamı, Unprinted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unprinted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uncontrolled : İdaresiz. Kontrol edilemeyen. Murakabesiz. Serbest. Başıboş. Raydan çıkmış. Kontrolsüz. Denetimsiz. Kontrol altına alınmamış. Güdümsüz.

Plainest : Düzlük. Yalın. Çirkin. Vuzuh. Net. Açıklık. Düz. (sürekli) şikayet etmek. Açık. Sadelik.

Disoriented : Zihni karışmış. Aklı karışmış. Yolunu kaybetmiş. Kafası karışmış. Şaşırmış. Yönünü şaşırmış.

 

Unpressured : Baskılanmamış. Zorlama altında olmayan. Baskı altında olmayan. Stres altında olmayan.

Inedited : Yayınlanmamış. Yayımlanmamış.

Plainer : Daha sade. Sade. Yalın. Çirkin. Dürüst. Engebesiz. Düz. Süssüz. Gösterişsiz.

Disorienting : Yönünü şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Kafa karıştıran. Kafa karıştırma. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak.

Unpublished : Neşredilmemiş. Yayımlanmamış. Yayınlanmamış. Açıklanmamış.

Lost : Şaşırmış. Kayıp. Yitirilmiş. Düşünceye dalmış. Kendini kaybetmiş. Dalgın. Mahvolmuş. Zayi. Kaçırılmış. Gaip.

Unprinted synonyms : anomic, unrouged, alienated, patternless, helms, helming, printless, helm, confused, unpressed, unedited.

Unprinted zıt anlamlı kelimeler, Unprinted kelime anlamı

Painted : Boyanmış. Boyama. Tarafından resmedildi. Boyalı. Renkli.

Oriented : Konumlandırılmış. Yönlendirilmiş. Amaçlı. Yöneltimli. Yöneltilmiş. Yönelik. Yönlü. Doğrultusunda olan.

Orienting : Yönlendirmek. Doğrultmak. Doğuya doğru yapmak. Yöneltmek.