Unsatisfied türkçesi Unsatisfied nedir

  • Tatminsiz.
  • Doyumsuz.
  • Hoşnutsuz.
  • Yerine getirilmemiş (şart).
  • Giderilmemiş (şüphe veya merak).
  • Memnun edilmemiş.
  • Tatminsiz kalmış.
  • Ödenmemiş.
  • Yetersiz.
  • Tatmin olmamış.
  • Yerine getirilmemiş.
  • Memnun kalmamış.

Unsatisfied ile ilgili cümleler

English: He is unsatisfied with the result.
Turkish: Sonuçtan tatmin olmuş değil.

English: Ali looks unsatisfied.
Turkish: Ali tatmin olmamış görünüyor.

English: Ali was unsatisfied with the results.
Turkish: Ali sonuçlardan tatmin olmamıştı.

English: Unsatisfied libido is responsible for producing all art and literature.
Turkish: Tüm edebi ve sanatsal çalışmaların kaynağı, tatmin edilmemiş libidodur.

Unsatisfied ingilizcede ne demek, Unsatisfied nerede nasıl kullanılır?

Unsatisfiable : Tatmin edilemez.

Unsatisfiably : Tatmin edemez bir şekilde. Yetersiz bir şekilde. Doyuramayan bir şekilde. Yetersizce.

Unsatisfaction : Hoşnutsuzluk. Memnuniyetsizlik.

Unsatisfactoriness : Yetersizlik.

Unsatisfactory : Yetersiz. Umulduğu gibi olmayan. İstenilen düzeyde olmayan. Tatminkar değil. Tatmin etmeyen. İstenildiği gibi olmayan. Tatmin edici olmayan. Kafi gelmeyen. Kifayetsiz. Sudan.

Unsatisfactory answer : Yetersiz cevap. Tatmin edici olmayan cevap. Yetersiz karşılık. Yeterince açıklanmamış cevap.

Unsatisfying : Tatminkar olmayan. Tatmin edici olmayan. Yetersiz. Sudan.

 

İngilizce Unsatisfied Türkçe anlamı, Unsatisfied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unsatisfied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incommensurate : Eksik. Oransız. Kusurlu. Nispetsiz. Kıyaslanamaz. Ölçülemez.

Ungratified : Memnun olmayan.

Craven : Namert. Korkak. Pisboğaz. Açgözlü. Ödlek. Korkakça.

Disqualified : Yetkisiz kılınmış. Diskalifiye. Diskalifiye edilmiş. Elenmiş.

Restless : Rahatsız. Tez canlı. Tedirgin. Hareketli. Erinçsiz. Kararsız. Huzursuz. Vesveseli. Uykusuz (gece). Kıpır kıpır.

Complainers : Şikayetçi. Sızlanan. Şikayet eden kimse.

Discontent : Hoşnutsuzluk vermek. Tedirginlik. Memnun olmayan. Yetinmemek. Dargınlık. Hoşnutsuzluk. Üzücü şey. Memnuniyetsizlik. Tatminsizlik. Sızıltı.

Unredeemed : Tam. Günahkar. Tutulmamış (söz). Günahtan arınmamış. Rehinden kurtarılmamış. Azaltılmamış.

Quenchless : Yatışmamış. Sönmez. Giderilemez. Geçmez. Söndürülemez.

Exiguous : Cüzi. Küçük. Kıt. Dar. Ufak. Az.

Unsatisfied synonyms : unsated, unsatiated, in short supply, unaccommodated, insatiate, deficient, inappeasable, ungranted, complainer, unperformed, distempered, unsatiable, arrearages, outstanding, impotents, discontented, dishonoured, malcontents, infelicitous, handicapped, dishonored, beggarly, jaundiced, greedy, half way, unappeased, cravens, incompetents, inappreciative, defective, unfulfilled, arrearage, averse.

Unsatisfied zıt anlamlı kelimeler, Unsatisfied kelime anlamı

Satiate : Tok. Usandırmak. Gına getirmek. Tam doyuma ulaştırmak. Tatmin etmek. Bıktırmak. Doyurmak. Doymuş. Tıka basa yedirmek.

Contented : Doygun. Gönlü tok. Tokgözlü. Halinden memnun. Kanaatkar. Memnun kalan. Memnun. Rahat. Razı. Mutlu.