Unsaturated compounds türkçesi Unsaturated compounds nedir

  • Karbon atomları arasında çift ya da üçlü bağlar bulunduğu için katılma bileşikleri oluşturabilen alken ve alkin sınıfından bileşikler. t.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Doymamış bileşikler.

Unsaturated compounds ingilizcede ne demek, Unsaturated compounds nerede nasıl kullanılır?

Unsaturated : Doymamış. Bir çözeltideki bileşen derişimlerinin, çözeltinin tektürelliğini değiştirecek sınırın altında kaldığı durum. karbon atomları arasında çift ya da üçlü bağları olan (bileşikler). İşba haline gelmemiş. Doygun olmayan.

Compounds : Ağıl. Bileşik kelime. Mandıra. Duvarla çevrili binalar topluluğu. Bileşik. Karıştırılma. Karıştırma. Bileşim. Alaşım.

Aliphatic unsaturated compounds : Alifatik doymamış bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında çift ya da üçlü bağlar bulunan organik bileşikler. örn. butadien (h2c=ch—ch=ch2).

Unsaturated fat : Doymamış yağ asidi. Doymamış yağ.

Unsaturated fats : Doymamış yağ asitlerinin gliserinle oluşturdukları yağiar. Doymamış yağlar.

Unsaturated fatty acid : Ansatüre yağ asidi. Karbon zincirinde bir veya birden fazla çift bağ bulunan yağ asidi, ansatüre yağ asidi. Karbon zincirinde bir veya daha fazla yerde iki karbon atomu arasında çift bağ bulunan, oda sıcaklığında sıvı fazda bulunan yağ asidi, doymamış yağ. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doymamış yağ asidi. Karbon zincirinde bir ya da birden çok çift bağ bulunan yağ asidi. ansatüre.

 

İngilizce Unsaturated compounds Türkçe anlamı, Unsaturated compounds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unsaturated compounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alabaster : Su mermerinden yapılan. Su mermeri. Alçı taşı. Akmermer. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Sumermeri. Sumermeri kaymaktaşından. Kaymaktaşı. Kaymaktaşından yapılan.

Acidimetry : Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçme. Asitimetre. Asit ölçümü. Asitölçüm. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asidimetri. Asidimetre.

Alcohols : Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İçki. [#alkol Alkoller]. Alkol. İspirto.

Aldehydes : Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehitler. Aldehit.

Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

 

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik. Alifatik bileşikler.

Active metals : Etkin metaller. Aktif metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller.

Additive : Katık. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Katılan kimyasal madde. İlave. Çoğalan. Eklenecek. Toplamsal. Toplanır. Katkı maddesi. Katılacak.

Unsaturated compounds synonyms : alcoholometry, activated coal, acid salt, acid radical, acier inoxydable, additive properties.