Unseasonable türkçesi Unseasonable nedir

Unseasonable ingilizcede ne demek, Unseasonable nerede nasıl kullanılır?

Unseasonableness : Mevsimsizlik. Yanlış bir zamanda ortaya çıkma durumu. Zamansızlık.

Unseasonably : Zamansız bir şekilde. Yanlış bir zamanda. Mevsimsizce. Zamansızca.

Unseasonably warm : Mevsimsiz sıcaklık. Yılın belli bir zamanı için o zamandan daha sıcak olan. Mevsimsiz ılıklık.

Unseasoned : Tecrübesiz. Sezonu geçmiş. Alışmamış. Yaş (tahta). Baharatsız. Çeşnisiz. Acemi. Fırınlanmamış (tahta). Kurutulmamış.

İngilizce Unseasonable Türkçe anlamı, Unseasonable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unseasonable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impertinent : Küstah. Kendini bilmez. Kaba. Her şeye burnunu sokan. Densiz. Terbiyesiz. Münasebetsiz. İlgisiz. Saçma.

Beside the point : Yanında. Konu dışında. Söz konusu değil. Konunun dışında. Nazaran. Konuyla alakasız. Konu dışı. Söz konusu edilemez.

Untimelier : Münasebetsiz. Vaktinden önce olan.

Inconsequential : Alakasız. Mantıklı bir sonuca varmayan. Tutarsız. Sonuçsuz. Mantıksız. İncir çekirdeğini doldurmaz. Konu dışı. Önemsiz.

 

Baseless : Dayanaksız. Köksüz. Esassız. Sağlam temellere dayanmayan. Asılsız. Sebepsiz. Mesnetsiz. Gerekçesiz. Temelsiz.

Homeless : Yuvasız. Evsiz. Yurtsuz. Evsiz barksız. Vatansız. Kimsesiz. Evi barkı olmayan. Hane berduş. Bakımsız.

Timeless : Zamanı belirsiz. Belirli bir zamana ait olmayan. Nihayetsiz. Hiç bitmeyen. Ebedi. Değişmeyen. Zamandan münezzeh. Geniş zaman kipi. Fiilin sürekli olarak yapıldığını, halen yapılmakta olduğunu veya yapılacağını belirten zaman ve kip. türkçede bu kip -ar, (ı)r/-(u)r ekleri ile kurulur: || tek. şah. yaz-ar-ım, ver-ir-im, || tek. şah. yaz-ar-sın, ver-ir-sin, || tek. şah. yaz-ar, ver-ir, || çokl. şah. yaz-ar-ız, ver-ir-iz, || çokl. şah. yaz-ar-sınız, ver-ir-siniz, || çokl. şah. yaz-ar-lar, ver-ir-ler; || oku-r-um, oku-r-sun, oku-r, oku-r-uz, oku-r-sun-uz, oku-r-lar gibi.

Premature : Erken. Prematür. Prematüre. Zamanından önce olan. Zamanı gelmeden doğan. Zamanından önce. Vaktinden önce olan veya gelişen, olgunlaşmamış, olgunlaşma öncesi, erken doğan.

Tideless : Gelgitsiz. Akımsız. Met cezir olmayan. Eğilimsiz. Gel git olmayan. Met ve cezirin olmadığı.

Inopportune : Sırasız. Münasebetsiz. Uygunsuz. Zamanlı zamansız.

Unseasonable synonyms : inapposite, improper, incongruous, discursive, idlest, out of season, untimely, all too soon, seasonless, unearthly, idle, digressive, wrong, unending, ill timed, groundless, inappropriate, inconvenient, inapt.

Unseasonable zıt anlamlı kelimeler, Unseasonable kelime anlamı

Seasonable : Uygun. Mevsimlik. Mevsime uygun. Yerinde. Tam zamanında yapılan. Tam zamanında olan. Zamanında gelen. Tam vaktinde. Zamanında. Tam yerinde.

 

Opportune : Elverişli. Uygun. Vakitli. Vaktinde. Hazır. Tam zamanında olan. Eyverişli. Yerinde. Müsait.

Unseasonable ingilizce tanımı, definition of Unseasonable

Unseasonable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unseasonable frosts. Ill-timed. Unseasonable advice. Being, done, or occurring out of the proper season. As, he called at an unseasonable hour. Untimely. Unseasonable food. Too early or too late. Not seasonable.