Unstraps türkçesi Unstraps nedir

  • Askısını çıkarmak.
  • Kayışını çıkarma.
  • Kayışını çıkarmak.

Unstraps ingilizcede ne demek, Unstraps nerede nasıl kullanılır?

Unstrap : Kayışını çıkarmak. Askısını çıkarmak. Kayışını çıkarma.

Unstrapped : Kayışını çıkarmak. Askısını çıkarmak. Kayışını çıkarma.

Unstrained : Şekli bozulmamış. Deforme olmamış. Yapmacıksız. Süzülmemiş. Gerilmemiş. Filtre edilmemiş.

Unstrengthened : Pekiştirilmemiş. Takviye edilmemiş. Kuvvetlendirilmemiş. Güçlendirilmemiş. Desteklenmemiş.

Unstressed : Gerilmemiş. Vurgusuz.

Unstretched : Gerilmemiş.

Unstriated : Çiziksiz. Oluksuz. Düz. Çizgisiz.

Unstripped muscle : Çizgisiz kas.

Unstripped : Çizgisiz.

Unstriped : Yolsuz.

İngilizce Unstraps Türkçe anlamı, Unstraps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unstraps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slow down : Ağırlaşmak. Yavaşlamak. Hızını almak. Ağırlaştırmak. Hızını eksiltmek. Yavaşlatmak. Hafiflemek. Yavaşlayın. Hızı azaltmak. Hızını düşürmek.

Relax : Hafiflemek. Gevşemek. Rahatlatmak. Dinlenmek. Zayıflatmak. Dinlendirmek. Gevşetmek. Yumuşamak. Gevşeyip dinlenmek.

Unbelt : Kuşağını çıkarmak. Kemerini çıkarmak.

Make relaxed : Gevşetmek.

Undo : Yok etmek. Açmak. Geri almak. Mahvetmek. Çözmek.

 

Decompress : Basıncı azaltma. Açmak. Basınçlı yerden basınç hücresi ile kurtarmak. Basıncı kaldırmak. Serbest kalmak. Sıkıştırmayı çözme. Sıkıştırılmışı açma. Sıkıştırılmışı açmak. Sıkışmışı açma.

Unbend : Rahatlatmak. Ciddiyeti bırakmak. Doğrultmak. Açılmak. Rahatlamak. Gevşetmek. Yumuşamak. Fora etmek. Rahat hareket etmek. Dinlenmek.

Unwind : Açılmak (sarılı bir şey). Çözmek (sarılı bir şeyi). Açmak (sarılı bir şeyi). Yan gelip yatmak. Açılmak. Çözülmek. Açmak. Çözülmek (sarılı bir şey). Rahatlatmak.

Unstraps synonyms : unlax, unstrapped, unstrap, affect, loosen up.

Unstraps zıt anlamlı kelimeler, Unstraps kelime anlamı

Strain : Gerginleştirmek. Süzgeçten geçirmek. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çabalamak. Gayret etmek. Bakterisiz yetiştirilen alg kültürleri. Zorlanma. Çarpıtmak. Saptırmak. Gerinim.

Tense : Gerilmiş. Çekmek. Gerginleştirmek. Stresli. Sıkı. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Germek. Kip. Zaman. Stres içinde.

Strap : Çemberlemek. Kayışlamak. Kayış. Bantlamak. Çember. Ayakta çalınabilmesi için gitara takılarak omuzdan aşırılan kuşak. Bant. Kemerle dövme. Ağ şeridi. Askı.