Unsuitable türkçesi Unsuitable nedir
- Yakışıksız.
- Uymaz.
- Uygunsuz.
- Elverişsiz.
- Biçimsiz.
- Olmayacak.
- Uygun olmayan.
- Uymayan.
- Yaramaz.
Unsuitable ile ilgili cümleler
English: In my opinion, it's quite unsuitable.
Turkish: Bence, o oldukça uygunsuz.
English: Your dress is unsuitable for the occasion.
Turkish: Elbisen ortam için uygun değil.
Unsuitable ingilizcede ne demek, Unsuitable nerede nasıl kullanılır?
Be unsuitable : Uymamak. Uygun olmamak. Bayağı kaçmak.
Most unsuitable : En uygunsuz.
Unsuitableness : Uygunsuz olma durumu. Uygunsuzluk. Uygun olmama durumu.
Unsuitably : Uygun olmayan bir şekilde. Uygunsuz bir şekilde. Uygunsuzca. Uyumsuz bir şekilde. Uyumlu olmayan bir şekilde. Uyumsuzca.
Unsuitability : Uygun olmama. Uymama. Elverişsizlik. Yaramazlık. Yakışıksızlık. Uygunsuzluk.
Unsuited : Elverişsiz. Uygun olmayan.
Sunsuit : Çocuk mayosu.
Sunsuits : Çocuk mayosu.
İngilizce Unsuitable Türkçe anlamı, Unsuitable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unsuitable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Unmatching : Uyumsuz. Farklı. Yerini tutmayan.
Clumsiest : Hantal. Hödük. Görgüsüz. Beygir gibi. Sarsak. Sakar. Alık. Çolpa. Kullanışsız. Acemi.
Bratty : Berbat. İğrenç. Rahatsızlık verici (genellikle bir çocuk ile ilgili olarak kullanılır). Tiksindirici.
Elfish : Cin gibi. Peri benzeri. Peri gibi. Oynak. Hayat dolu. Tuhaf bir şekilde güzel veya büyülü bir şekilde periye benzeyen (elvish olarak da yazılır). Neşeli. Periye benzer. Perimsi.
Disagreeable : Aksi. Ters. Sert. Rahatsız edici. Hoşa gitmeyen. Nahoş. Yaman. Can sıkıcı. Hoş olmayan.
Contorted : Kıvrılmış. Eğri büğrü. Bükülen. Saptırılmış. Buruşuk. Bükülmüş. Bükük. Normal şekil ve görüntüsü bozulmuş. Sarılı.
Unfitted : İşe yaramaz hale getirmek. Uydurulmamış. Uymamış. Sağlık açısından uygun olmayan. Formunda olmayan. Yetersiz. Birleştirilmemiş.
Formless : Şekilsiz. Amorf. Düzensiz.
Out of place : Münasebetsiz. Uygun değil. Yersiz. Abes kaçmış.
Ineligibles : Seçilemez. Yetersiz kimse. Katılma hakkı olmayan. Hizmete uymaz. Yetersiz. Uygun bulunamaz. Uygun olmayan kimse. Yetersiz (kimse).
Unsuitable synonyms : unfits, bizarre, exceptionable, indecorous, impolitical, abnormal, brattishing, inapt, infra dignitatem, incongruous, inept, cumbersome, elfins, inadaptable, brattiest, unseemly, ill adapted, adverse, good for nothing, dissatisfactory, kitschy, mischief, aliening, brattish, impossible, impish, clunky, mischiefs, contrary, in bad taste, malapropos, derogatory, insusceptible.
Unsuitable zıt anlamlı kelimeler, Unsuitable kelime anlamı
Fit : Yetenekli. Girmek. Yeterli. Yerinde. Denk gelmek. Formda. Gitmek. Zinde. Layık.
Relevant : İlişkisi olan. Yerinde. Konu ile ilgili. Uygun. İlgili. Amaca uygun. Konu ile alakalı. Amacına uygun. İlgi. Alakalı.

Bu kısımda Unsuitable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unsuitable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unsuitable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unsuitable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.