Unthinkable türkçesi Unthinkable nedir

Unthinkable ingilizcede ne demek, Unthinkable nerede nasıl kullanılır?

The unthinkable : Olanaksız. Akla gelmeyecek şey. Akla gelmez. Düşünmesi bile hoş olmayan. Düşünülemez. İmkansız. Düşünülmez. Akla hayale sığmaz. En kötü şey. Akla gelmedik.

Unthinkably : Düşünülemez bir şekilde. Akla hayale gelmeyecek biçimde. Akla gelmez bir şekilde. Akla hayale gelmeyecek ölçüde. Anlaşılmaz bir şekilde. Düşüncesizce.

Unthink : Düşüncesinden caymak.

Unthinking : Düşüncesizce yapılan. Dikkatsiz. Düşüncesiz. Saygısız.

Unthinkingly : Düşüncesizce. Dikkatsizce. Pervasızca. Acelece. Hesaplamadan. Düşünmeden. Tartmadan. Balıklama. Bencilce.

İngilizce Unthinkable Türkçe anlamı, Unthinkable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unthinkable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fantastic : Saçma. Olağanüstü. Harika. Çok iyi. Şahane. Garip. Süper. Kaçık. Çok büyük.

Fabulous : Düşsel. Şahane. Harika. Şaşılacak. Hayal ürünü. Çok güzel. Efsanevi. Uydurma.

The unthinkable : En kötü şey.

Stiffer : İçkili. Kabul edilemez. Aşırı yüksek. Katı. Dik. Absürd. Zorlu. Daha katı. Kati. Sarhoş.

 

Unfeasible : Yapılamaz. Gerçekleştirilemez.

Steepest : Dik. Aşırı. Abartılı. Fahiş. Sarp. En dik. Yalçın.

Unimaginable : Tasavvur edilemez. Akıl almaz.

Unpracticable : Elverişli olmayan. Uygulanamaz. İcrası mümkün olmayan. Elverişsiz. Uygulanabilir olmayan.

Fantastical : Kaçık. Acayip. Çok büyük. Harika. Saçma. Olağanüstü. Fantastik. Şahane. Garip. Gülünç.

Unthinkable synonyms : imposible, no can do, chimerical, undoable, beyond belief, impossible, steeper, steep, implausible, not for love nor money, no go, laputan, preposterous, nogo, imagination boggles at the thought, the impossible, absurds, unconceivable, out of the question, unable, absurd, hard to swallow, inconceivable, infeasible, the absurd, unbelievable, improbable, incogitable, incredible, stiffest.

Unthinkable zıt anlamlı kelimeler, Unthinkable kelime anlamı

Credible : Muteber. Şayanı itimat. İnanılır. Güvenilir. İnandırıcı. İnanılabilir. Mutemet.

Thinkable : Düşünülebilir. Düşünmeye değer.

Possible : Olası. Olanaklı. İmkan dahilinde. Olur. Muhtemel. Akla uygun. Olabilir. Mümkün. Akla yatkın. Makul.