Untidier türkçesi Untidier nedir

Untidier ingilizcede ne demek, Untidier nerede nasıl kullanılır?

Untidiest : Düzensiz. Pasaklı. Dağılmış. Kılıksız. Savruk. Dağınık. Derbeder.

Untidily : Düzensiz bir şekilde. Düzensizce. Dağınık bir şekilde. Dağınıkça. Düzenli olmayan bir şekilde.

Untidiness : Pasaklılık. Tertipsizlik. Savrukluk. Dağınıklık. Düzensizlik.

Untidy : Kılıksız. Salpa. Düzensiz. Pasaklı. Derbeder. İntizamsız. Dağınık. Çapaçul. Savruk. Karışık.

Untidy woman : Pasaklı kadın.

Unties : Halletmek. Açmak. Çözülmek. Çözmek.

Untightening : Gevşetmek.

Untidying : Salpa. Dağınık. Savruk. Pasaklı. Derbeder. Tertipsiz. İntizamsız. Çapaçul. Karışık. Düzensiz.

Untie : Çözmek. Açmak. Çözülmek. Halletmek.

Untied credit : Bağlı olmayan kredi. Kredi açan ülkeden veya kurumdan kullanımına herhangi sınır getirilmeyen kredi. krş. bağlı kredi, koşullu kredi.

İngilizce Untidier Türkçe anlamı, Untidier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Untidier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Down at the heel : Hırpani. Harap. Harap görünüşlü. Perişan görünüşlü. Köhne. Bakımsız. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Döküntü. Perişan kılıklı.

 

Someone : Önemli kimse. Biri. Kimse. Şahsiyet. Bir kimse. Birisi.

Frowzy : Pis. Basık. Kötü kokulu. Küf kokulu.

Person : Zat. Beden. Adam. Fert. Kişilik. Kişi. Şahıs. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Vücut. Kimse.

Mortal : Mortal. Aşırı. Ölüm. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Ölümlü. İnsanlık. Öldürücü. Ölümle ilgili. İnsanoğlu.

Diffuse : Dağılmak. Neşretmek. Dökmek. Diffuz. Dağılma. Gereksiz laflarla dolu. Karıştırmak. Yaygın. Yaymak.

Disseminated : Bütün organa veya vücuda yayılmış, diffuz, dissemine. Disemine. Geniş bir alan yayılmış. Yaygın. Dağıtılmış. Yayılmış.

Dishevelled : Karmakarışık (saç). Darmadağınık. Karman çorman. Darmaduman. (saç veya giysi) dağınık. Dağıtılmış. Karmakarışık.

Detrited : Pejmurde. Aşınmış. Yıpranmış. Eskimiş. Bayat.

Untidier synonyms : undoer, unfastener, dowdyish, confused, decayed, down heels, untidy, bumpy, vagabond, strewn, blowzed, down the heels, dowdy, amorphous, down at the heels, decentralized, disconnected, dowdier, dowdily, arrhythmic, slapdashes, slovenly, somebody, scattered, desultory, untidying, frouzy, draggled, soul, fugitives, desultorious, aberrational, raggedy.