Untidiness türkçesi Untidiness nedir

Untidiness ingilizcede ne demek, Untidiness nerede nasıl kullanılır?

Untidier : Dağılmış. Düzensiz. Dağınık. Derbeder. Pasaklı. Kılıksız. Savruk.

Untidiest : Pasaklı. Derbeder. Dağınık. Kılıksız. Savruk. Dağılmış. Düzensiz.

Untidily : Düzensiz bir şekilde. Dağınık bir şekilde. Düzensizce. Dağınıkça. Düzenli olmayan bir şekilde.

İngilizce Untidiness Türkçe anlamı, Untidiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Untidiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disarraying : Bozmak. Darmadağın etmek. Karışıklık. Kargaşaya itmek. Karıştırmak. Tarumar etmek. Kargaşa. Düzensiz kıyafet.

Cock up : Karmakarışık etmek. Kulaklarını dikmek. Çorba etmek. İçine etmek. Berbat etmek. Kaldırmak. Karmakarışıklık. İçine sıçmak. Eline yüzüne bulaştırmak.

Disorderliness : Başıboşluk. Serkeşlik. Karışıklık. İntizamsızlık. Terbiyesizlik. Uygunsuzluk.

Disorganisation : Tertipsizlik (disorganization olarak da yazılır). Karışıklık. (britanya ingilizcesi) düzensizlik. Çözülme. Deorganizasyon.

Disorder : Kargaşa. Keşmekeş. Düzenini bozmak. Nizamsızlık. Bozmak. Patırtı. Karışıklık. Hastalık. Rahatsızlık.

 

Unkemptness : Derbederlik. Şapşallık. Kirlilik.

Carelessness : Gafillik. Aymazlık. İhmal. Kayıtsızlık. Aldırmazlık. İhmalcilik. İhmalkarlık. Dikkatsizlik. Aldırışsızlık.

Inattentiveness : Dalgınlık. Dikkatsizlik.

Addlement : Karışıklık. Şaşkınlık. Delilik. Kargaşa.

Untidiness synonyms : slatternliness, frowziness, disarrangement, bouleversement, balls up, sloppiness, slovenliness, uncleanliness, cobwebs, slipshodness, anarchies, diffusiveness, anarchy, clutters, derangement, big fuss, disarray, disarrays, disarrangements, confusion, clutter, uncleanness, chaos, dowdiness, chaoses, disorganization, disarrange, kurtosis, abnormalcy, dishevelments, messiness, bumpiness, abnormals.

Untidiness zıt anlamlı kelimeler, Untidiness kelime anlamı

Tidiness : Muntazamlık. Tertiplilik. Temizlik. Düzenlilik. Çekidüzen. Düzgünlük.

Orderliness : İntizam. Dakiklik. Çekidüzen. Düzen. Düzenlilik.

Order : Emretmek. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Asayiş. Ismarlamak. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Tertiplemek. Hal. Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim. Sipariş etmek. Düzenlemek.

Untidiness antonyms : cleanliness.