Unusable türkçesi Unusable nedir

  • Kullanılamaz.
  • İmhalık.
  • Faydasız.
  • Yaraksız.
  • Kullanımdışı.
  • Kullanılmaz.

Unusable ile ilgili cümleler

English: This table is unusable since it is missing a leg.
Turkish: Bir bacağı eksik olduğu için bu masa kullanılamaz.

English: Teflon griddles are nearly unusable.
Turkish: Teflon saplı ızgaralar neredeyse kullanılmaz.

Unusable ingilizcede ne demek, Unusable nerede nasıl kullanılır?

Unused : Yepyeni. Alışmamış. Kullanılmayan. Yeni. Kullanılmamış. Alışık olmayan.

Unused clusters : Kullanılmayan küme.

Unused land : Yapı yapmaya elverişli duruma getirilmiş olmakla birlikte, niteliklerinin elverdiği en iyi biçimde kullanılmayan toprak. Boş arsa. Eksik kullanımlı toprak.

Unusual : Acayip. Seyrek. Tip. Alışılmamış. Tuhaf. Olağandışı. Alışılmadık. Nadir. Ender. Sıradışı.

Unusual death : Olağan olmayan ölüm. Sıradan olmayan sebeplerden gerçekleşen ölüm. Sıra dışı ölüm. Anormal ölüm. Olağan dışı ölüm.

Royalties for unused patents : Özel izin alınıp da işletilmeyen bulgu belgeleri için, ödenmesi anlaşmada yer alan paralar. İşletmeden ödeme.

Unusual event : Nadir olay. Olağan olmayan olay. Anormal olay. Sık sık rastlanmayan olay. Olağan dışı olay. Sıradan olmayan olay. Sıra dışı olay.

Faunus : Çobanların ve sürülerinin koruyucusu. (roma mitolojisi) doğa tanrısı.

 

Unusually : Aşırı derecede. Alışılmadık biçimde veya şekilde. Fevkalade. Alışılmamış bir biçimde. Nadiren. Çok. Olağandışı olarak. Ender olarak.

Unusual weather conditions : Sıra dışı hava koşulları. Sıradan olmayan hava. Anormal hava koşulları. Belirli bir mevsimde görülen anormal hava.

İngilizce Unusable Türkçe anlamı, Unusable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unusable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abortive : Başarısız. Gelişmemiş. Prematüre. Erken doğmuş. Verimsiz. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması. Kısır. Nafile.

Inefficacious : Kifayetsiz. Geçersiz. Etkisi olmayan. Yetersizlik. Tesirsiz. Başarısız. Etkisiz. Beceriksiz. Verimsiz.

Unserviceable : Kullanışsız. Kullanılmayan. Gayrifaal. İşe yaramaz. Hizmete elverişsiz. Kullanım dışı. Yaramaz. Yararsız.

Futile : Abes. Boş. Beyhude. Yararsız. Boşuna. Sonuçsuz. Anlamsız. Akim. Nafile.

Good for nothing : Hayırsız. Hiçbir işe yaramaz. Serseri. Beceriksiz. İki paralık. Beş para etmez. Yaramaz. Haylaz. Hiçbir şeye yaramaz.

Useless : Nafile. Neticesiz. Havacıva. Boşuna. İşe yaramaz. Kullanışsız. Ham. Yaramaz.

Ineffectual : Boş. Başarısız. Beceriksiz (yönetici veya işçi vb). Verimsiz. Tesirsiz. Zayıf. Etkisiz. Beceriksiz. Nafile.

No go : İmkansız. Boşuna. Yararı yok. Olanaksız. Sökmez.

Fruitless : Başarısız. Nafile. Meyve vermeyen. Kısır. Sonuçsuz. Akim. Neticesiz. Verimsiz. Meyvesiz. Karsız.

Bootless : Beyhude. Boş. Yararsız. Neticesiz. Gereksiz.

 

Unusable synonyms : unuseable, ineffective, not available, frustrating, unavail, bootlessly, no good, inconsumable, nugatory, of no use, barren, inutile, out of joint, unavailable.

Unusable zıt anlamlı kelimeler, Unusable kelime anlamı

Useful : Yararlı. Yaraklı. Kullanışlı. Faydalı. Yarar. Yarayışlı. Onat. Yardımcı. İşe yarar. Hasiyetli.