Fruitless türkçesi Fruitless nedir

Fruitless ingilizcede ne demek, Fruitless nerede nasıl kullanılır?

Fruitlessly : Başarısız bir şekilde. Bereketsiz bir biçimde. Nafile. Başarısız bir biçimde. Meyvesiz bir şekilde. Verimli olmayan bir şekilde. Verimsiz bir şekilde. Kısır bir biçimde. Karsız olarak. Verimsiz bir biçimde.

Fruitlessness : Verimlilik eksikliği. Üretememe (meyve, zürriyet, sonuçlar, vs.). Sonuçsuzluk. Meyvesızlık. Başarısızlık. Karsızlık. Verimsizlik. Meyvesizlik. Kısırlık.

Fruitlet : Küçük meyve. Meyvecik. Meyve tanesi. (botanik terimi) çoklu meyvenin parçası olan tek öğe.

Fruitlets : (botanik terimi) çoklu meyvenin parçası olan tek öğe. Meyvecik. Meyve tanesi. Küçük meyve.

Fruit acid : Meyve asidi. Glikolik asit.

Fruit coat : Meyve kabuğu. Perikarp. Ovaryumun duvarından gelişen, ekzokarp, mezokarp, endokarptan oluşan meyve kabuğu.

Fruit basket : Meyve sepeti. Değişik meyve çeşitleri içeren sepet.

Fruit cake : Kaçık. Meyveli pasta. Meyveli kek. Deli. Çılgın kimse. Konserve edilmiş meyvelerden yapılmış besleyici kek.

Fruit bats : Uçarköpek. (zooloji) meyve ile beslenen büyük yarasa (asya, avrupa ve afrika'da bulunan). Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımından, köpeklerinkine benzeyen öne doğru uzamış başlı, kuyrukları körelmiş ya da bulunmayan, gözleri büyük, kulakları küçük olan, afrika, hindistan ve avustralya'da ormanlarda yaşayan bir alt takım. Kanat ayaklıgiller. Meyve yarasası. Uçan köpek. Büyük yarasalar. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, büyük yarasalar (megachiroptera) alt takımından boyları büyük, gözleri küçük, kuyrukları olmayan bir familya.

 

Fruit and vegetable wholesaler : Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden sebze meyve toptancısı, çiçekçi esnafı gibi simsarlar. Kabzımal.

İngilizce Fruitless Türkçe anlamı, Fruitless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fruitless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scab : Grev kırıcı. Uyuz. Koyun uyuzu. Yara kabuğu. Yara yüzeyinde oluşan kabuk. yara kabuğuyla kaplanma. evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu veya kalkerli kısımları. İt herif. Kabuk bağlamak. Kabuk bağlamak (yara).

No go : Sökmez. Yararı yok. Boşuna. İmkansız. Olanaksız.

Without result : Olumlu sonucu olmayan. Olumlu sonuçsuz.

Agenetic : Ajenez olan. Vücut organı olmayışı veya uygun bir şekilde gelişmiş olmayan vücut organı eksikliği. İktidarsız.

No good : Serseri. Aşağılık. Aşağılık kimse. Yararsız. Hayırsız. Alçak. İşe yaramaz. Boşuna.

Unsuccessful : Şanssız. Semeresiz. Muvaffakiyetsiz. Beceriksiz.

Unfruitful : Bereketsiz. Meyvesız.

Unproductive : Atıl. Kar etmeyen. Üretken olmayan. İşlek olmayan. Randımansız. Bereketsiz.

 

To no end : Boşu boşuna. Sonuç getirmeksizin. Sonuçsuz olarak. Boşuna.

Of no use : İşe yaramaz.

Fruitless synonyms : inutile, infecund, uneconomic, importless, good for nothing, profitless, supererogatory, barren, to no avail, nonstarter, jejune, ineffective, nonremunerative, frustrating, ineffectual, useless, unavailing, of no avail, idlest, abortive, cortexes, fire blanks, nugatory, thankless, snowless, bootlessly, leaner, disadventurous, resultless, castrated, tripping up, infertile, unfortunate.

Fruitless zıt anlamlı kelimeler, Fruitless kelime anlamı

Productive : Üretken. Müsmir. Karlı. Kazançlı. Yaratıcı. Bereketli. Mümbit. Sonuç getiren. Verim artırıcı.

Fruitless ingilizce tanımı, definition of Fruitless

Fruitless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Destitute of offspring. A fruitless marriage. Lacking, or not bearing, fruit. As, a fruitless tree or shrub. Barren.