To no end türkçesi To no end nedir

To no end ingilizcede ne demek, To no end nerede nasıl kullanılır?

To : Göre. Kadar. İle. -e kadar. Karşı. E doğru. Arasında. E. -mek -mak (mastar). Ye.

No : Olumsuz oy veren kimse. Hiçbir. Değil. Aleyhte oy. Hayır. Olmaz. Yok yanıtı. Yok. Gereksiz. Olumsuz karar.

End : Taraf. Uç çekit. Sonuca ulaşmak. Uç. Bitmek. Son bulmak. Bitiş çekidi. Son. Sonuç. Son çekit.

To no avail : Sonucu olmayan. Boşuna. Sonuçsuz. Sonuç getirmeyen. Nafile. Başarısız. Boş yere.

To no purpose : Nafile. Sonuçsuz olarak. Boşuna. Faydasız. Sonuç getirmeksizin. Boşu boşuna.

Carrier to noise ratio : Taşıyıcı gürültü oranı. Taşıyıcının gürültüye oranı.

Fail to notice : Gözden kaçırmak.

Come to no harm : Yaralanmamak. Zarar görmemek. Hiç zarar görmemek. Bir zarara uğramamak. İncinmemek.

Came to nothing : Tatmin edici bir neticeye ulaşamama. Olumlu hiçbir sonucu olmama. Çalışmama.

For next to nothing : Neredeyse bedava. Aşırı derecede düşük bir fiyata.

İngilizce To no end Türkçe anlamı, To no end eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To no end ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abortively : Zamanından önce. Başarısız bir şekilde. Eksik olarak. Başarısızlıkla. Verimsiz bir şekilde.

 

Useless : Ham. Yaramaz. Faydasız. Yararsız. Kullanışsız. Yaraksız. Beyhude. Havacıva.

No end : Boş yere. Büyük. Ucu bucağı olmayan. Pek çok. Sonsuz. Sınır tanımayan. Sayısız. Sonu gelmeyen. Sınırı olmayan.

Uselessly : Pratik olmayan bir şekilde. Nafile yere. Yararsız bir şekilde. Beyhude yere. Kullanışsızca. Kullanışsız bir şekilde. Faydasız bir şekilde.

Of no avail : Başarısız. Sonucu olmayan. Sonuç getirmeyen. Yararsız. İşe yaramaz.

Fruitless : Verimsiz. Karsız. Başarısız. Sonuçsuz. Meyve vermeyen. Faydasız. Meyvesiz. Kısır. Akim.

Gainless : Yararsız. Kazançsız. Karsız.

Blinking : Işıldayan. Allah'ın cezası. İşıldama. Göz kırpma. Yanıp sönme. Lanet olası. Selektör. Kırpışan.

Abortive : Başarısız. Prematüre. Düşük yaptıran. Eksik. Beyhude. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması. Verimsiz. Abortif. Boş.

Hopeless : Yeteneksiz. Beceriksiz. Kötü. Umut vermeyen. Adam olmaz. Ümitsiz. Meyus. İşe yaramaz. Umutsuz.

To no end synonyms : futile, for nothing, unnecessarily, needless, frantic, emptiest, to no avail, bootlessly, frustrating, ineffectual, to no purpose, emptier, empty, fruitlessly, fondly, no dice, unavailing, no go, in vain, ineffectively, supererogatory.