Up to scratch türkçesi Up to scratch nedir

  • Kaliteli.
  • İyi durumda.
  • İstenilen biçimde.
  • Beklenen veya istenilen durumda.
  • Tatminkar durumda.
  • İstenilen durumda.
  • Beklenen durumda.
  • İyi halde.
  • İyi.

Up to scratch ingilizcede ne demek, Up to scratch nerede nasıl kullanılır?

To : E doğru. Kala. Kadar. Arasında. -e göre. İla. İle. -mek -mak (mastar). E. -e kadar.

Scratch : Tırmalamak. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. Kaşıma sesi. Karalamak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çizmek. Henüz kesinleşmemiş, yalnızca çevrilmekte olan bir filmi belirtmek amacıyla kullanılan ad. Cızırdamak. Çizik. Çıkarmak.

Come up to scratch : Bir sınavda istenilen asgari şartları yerine getirmek. İstenilen duruma getirmek.

Up to : -e kadar. -e kadar (azami bir miktar için). Yüksekliğine kadar. Değin. İla. Yeterli. -e uygun. Yanına. -e kalmış. -e bağlı.

Up to date : Güncel. Modaya uygun. Güne uygun olarak. Zamane. Modern. Aktüel. Yenilenmiş. Çağdaş. Eksiksiz.

Up to him : Ona bağlı. Onun kararına göre değişir. Onun kararına bağlı. O bilir. Ona göre değişir.

Up to now : Bu zamana kadar. Bu zamana dek. Şimdiye kadar. Şimdiye değin. Şimdiye dek. Şu ana kadar.

Up to discussion : Tartışmaya açık. Tartışılmaya açık.

 

Up to no good : İyilik beklenmez. Bir şeyi kötü yapmak ya da planlamak. Kötü niyetli. Niyeti kötü. Faydasız. Kötü ya da yanlış bir şey yapma. Hayırsız.

Up to dick : Zeki. Çok bilmiş. Kurnaz. Akıllı. Cingöz. Tilki gibi.

İngilizce Up to scratch Türkçe anlamı, Up to scratch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Up to scratch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In shape : İyi bir fiziksel formda. İyi bir görüntüde. İyi bir biçimde. Görüntüsü yerinde. İyi bir şekilde. Formunda.

Bon : Güzel. Sevecen (fransızca). Elverişli.

Bonniest : Sıhhatli. Sağlıklı. Sevimli. Hoş. Zarif. Yeterli. Güzel. Gürbüz. Göze hoş görünen.

Agreeable : Hazır. Anlaşmaya hazır. Hemfikir. Hoş. Mutabık. Uzlaşmacı. Kabul edilir. Tatlı. Uysal. Münasip.

Beneficent : Hayır sahibi. Cömert. Yardımsever. İyilikçi. Hayırlı. Hayırsever. İyiliksever.

Braw : Harika. Seçkin. Hoş. Gösterişli ve canlı bir şekilde renkli. Gösterişli. (iskoçça) gösterişli. İyi giyinmiş. Yerinde. Yetkin.

Well off : Şanslı. Hali vakti yerinde. Varlıklı. Zengin.

All right : Eh işte. Tamam. İdare eder. Kuşkusuz ki. Elbette ki. Olur tamam. Fena değil. Peki. Hayhay.

Pucka : En iyi kalite. Birinci sınıf. Hakiki. Gerçek. Halis.

Choice : Seçme hakkı. Seçkin. Çekim. Seçme. Kalburüstü. Çare. Bk. yeğlenme değergesi. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri. Elit.

Up to scratch synonyms : in good shape, high grade, glorified, bona, of good quality, in good repair, bonnier, bonny, hightoned, in mint condition, bene, de luxe, bully for you, in good form, hunkydory, copacetic, first chop, b, jammy, high toned, in good condition, conditioned, hale and hearty, classic, with due respect, alive and well, of high quality, pukka, choicer, well conditioned, alright, buckra, comfortable.