Upraises türkçesi Upraises nedir

  • Kaldırmak.
  • Havaya kaldırmak.
  • Yukarıya kaldırmak.

Upraises ingilizcede ne demek, Upraises nerede nasıl kullanılır?

Upraise : Yukarı kaldırmak. Kaldırmak. Yukarıya kaldırmak. Havaya kaldırmak.

Upraised : Havaya kaldırmak. Kaldırmak. Yukarıya kaldırmak.

With hands upraised : Eller havada. Elleri kaldırarak.

Upraising : Kaldırmak. Havaya kaldırmak. Yukarıya kaldırmak.

Uprate : Modelini geliştirmek. Yükseltmek. Değerini arttırmak. Çıkmak. Performansını arttırmak. Değerini büyütmek. Terfi etmek. Bir üst modele geçmek.

Uprating : Değerini arttırmak. Yükseltmek. Performansını arttırmak. Değerini büyütmek. Çıkmak. Terfi etmek.

Glandula suprarenalis : Glandula suprarenalis. Böbrek üstü bezi.

Fossa supraspinata : Diken üstü çukuru. Fossa supraspinata. Kürek kemiğinin yan yüzünde, spina scapulae'nin ön tarafında bulunan çukur, fossa supraspinata.

Cuprammonium silk : Kupromonyum ipeği. Yapay ipek.

Canalis supraorbitalis : Supraorbital kanal. Kanalis supraorbitalis. Göz çukuru üst kanalı. Geviş getirenlerde ve domuzda for. supraorbitale'den orbita'nın mediyal duvarına uzanan kanal, supraorbital kanal, kanalis supraorbitalis.

İngilizce Upraises Türkçe anlamı, Upraises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upraises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Congratulations : Tebrikler!. Kutlarım. Tesenna. Kutlarız. Tebrik ederim. Tebrikler. Gözün aydın olsun.

Sonnet : On dört mısralı şiir. Sone. Şiir.

Levitated : Rüyada havaya yükselmek. Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havaya kalkmak. Havada durmak.

Approval : Uygun bulma. Resmi izin. Tasvip. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onay. Onaylama. Onama.

Bear off : Yönünü değiştirmek. Bir yana dönmek. Kapmak. Saptırmak. Kapıp götürmek. Kapıp kaçırmak. Ortadan kaldırmak. Sapmak. Bir yana döndürmek.

Abolish : Yürürlükten kaldırmak. İlga etmek. Lağvetmek. Hükümsüz kılmak. Ortadan kaldırmak. Feshetmek. Bozmak. İptal etmek. Durdurmak.

Extolment : Salık verme. Takdir.

Measure : Derece. Dikkatle bakmak. Tartmak. Ölçüsünü almak. Süzmek. Nispet. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Önlem. Ölçü. Ölçü birimi.

Applaud : Beğenmek. Onaylamak. Benimsemek. El çırpmak. Alnından öpmek. Alkışlamak. Alkış tutmak. Takdir etmek.

Upraises synonyms : good word, pean, upraised, bestirring, eulogize, bestir, panegyric, puff up, value, evaluate, gush, assess, exalt, eulogium, annuller, levitate, arouses, commend, appraise, recommendation, glorify, hold up, recommend, testimonial, axe, rave, annuls, proclaim, abrogates, kudos, levitates, paean, bestirred.

Upraises zıt anlamlı kelimeler, Upraises kelime anlamı

Disapproval : Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Uygun görmeme onaylamama. İtiraz. Doğru bulmama. Kınama. Reddetme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Beğenmeme. Hoşnutsuzluk.

 

Disparage : Kötümsemek. Adamdan saymamak. Küçük görmek. Küçümsemek. Aleyhinde konuşmak. Batırmak. Hor görmek. Aşağı görmek. Küçük düşürmek. Kötülemek.

Criticize : Tenkit etmek. Eleştiri getirmek. Kritik etmek. Eleştiri yöneltmek. Kritiğini yapmak. Eleştirmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Ayıplamak. Kusur bulmak. Yermek.