Uprising türkçesi Uprising nedir
Uprising ile ilgili cümleler
English: The uprising was brutally suppressed.
Turkish: İsyan çok sert bir biçimde bastırıldı.
English: This is a mass uprising.
Turkish: Bu bir toplu ayaklanmadır.
Uprising ingilizcede ne demek, Uprising nerede nasıl kullanılır?
The uprising in the warsaw ghetto : Varşova gettosu ayaklanması. 1943 senesinde polonya'nın varşova gettosunda yahudi anti-nazi ayaklanması.
Anti jacobin uprising : Antijakoben isyanı.
Uprisings : Kalkma. İntifada. Ayaklanma. Başkaldırma. Başkaldırı. Kabarma. Çok. Yükselme. Yükseğe çıkarma. İsyan.
Uprise : Daha yukarı çıkarmak. Kabarmak. Ayaklanmak. Tırmanmak. Yükseğe çıkarmak. Yükselmek. Ayaklanma. Yukarıya çekmek. İsyan.
Uprisen : Yükseğe çıkarmak. Yükselmek. Tırmanmak. Yukarıya çekmek. Daha yukarı çıkarmak. Ayaklanma. İsyan. Ayaklanmak. Kabarmak.
Uprightness : Dürüstlük. Diklik. Doğruluk. Safvet-i kalb. Namusluluk.
Upriver : Akıntıya karşı. Suyun kaynağına doğru. Nehir yukarı.
Upright : Direk. Dikme. Dürüst. Dik uzanan. Nezih. Dikey. Dik duran şey. Dik. Doğru. Namuslu.
Uprivers : Suyun kaynağına doğru. Akıntıya karşı.
Uprightly : Dimdik. Dik. Dik şekilde. Dikey olarak.
İngilizce Uprising Türkçe anlamı, Uprising eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Uprising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Backwaters : Durgunluk. İlgisizlik. Su birikintisi. Bir barajın gerisinde biriken su. Birikinti su. Durgun yer. Durgun su. Siya etmek. Tersine kürek çekmek.
Commotion : Hareket. Karışıklık. Koşuşturma. Patırtı. Heyecan. Velvele. Keşmekeş. Zürzavar. Karmaşa.
Flood : Taşmak. Tufan. Çok sayıda olmak. Su basmak. Genel ışıklamada kullanılan, yüksek ışık gücü olan, merceksiz, aynalı ışıtaç. Sel gibi taşmak. Sel. Aynalı ışıtaç. Su baskını. Akın etmek.
Disobedience : Karşı gelme. Direniş. Söz dinlemezlik. Uymama. Serkeşlik. Asilik. Riayet etmeme. İtaatsizlik.
Mutinied : İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Başkaldırmak. İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Kazan kaldırmak. Ayaklanmak. İsyan etmek. Kıyam.
Affluent : Hali vakti yerinde. Gönençli. Irmak ayağı. Refah içinde. Zengin. Bir nehrin ayağı. Bol. Gürül gürül akan. Varlıklı.
Seditiousness : Tahrik. Kışkırtma. Teşvik. İsyankarlık.
Ebullitions : Taşma. Taşkınlık. Köpürerek taşma. Köpürme. Feveran. Coşku. Galeyan. Coşkunluk. Kaynama.
Bulking : Hacim artması. Islandığında veya nemlendiğinde kum beton veya diğer inşaat malzemelerinin kabarıp şişmesi.
Advancement : Gelişim. Tekamül. Terfi. Terakki. Gelişme. İlerleme.
Uprising synonyms : intifadah, a raft of, abysmal, coming up, insurgent, escalations, ascents, insurrection, uprisings, effervescing, elevation, ascension, a whale of a lot, contumacy, commotions, affluxes, backwater, liftoff, creeping, rising, opposition, abundant, advancements, mutinies, ascensions, flood tide, risings, conflict, battle, ascent, defiance, abounding, distinctions.
Uprising ingilizce tanımı, definition of Uprising
Uprising kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An ascent. Also, a steep place. Act of rising.

Bu kısımda Uprising kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Uprising ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Uprising anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Uprising ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.