Urbanites türkçesi Urbanites nedir

  • Şehirli kimse.
  • Şehirde oturan.
  • Kentli.
  • Şehirli.
  • Şehirde yaşayan.
  • Kentli kimse.
  • Urbanit.

Urbanites ingilizcede ne demek, Urbanites nerede nasıl kullanılır?

Exurbanites : Şehir dışındaki lüks sitede yaşayan kimse.

Suburbanites : Banliyöde oturan kimse. Kenar mahalleli kimse.

Urbanite : Şehirli. Şehirde yaşayan. Şehirli kimse. Şehirde oturan. Urbanit. Kentli. Kentli kimse.

Exurbanite : Şehir dışındaki lüks sitede yaşayan kimse.

Suburbanite : Kenar mahalleli kimse. Banliyöde oturan kimse.

Urbanist : Şehircilik araştırmaları uzmanı. Şehirler planlamada uzmanlaşmış kimse. Urbanist. Şehirci. Şehircilik eğitimi uzmanı. Kentsel planlamada uzman kimse. Kentçilik uzmanı. Şehir plancısı.

Inurbanity : Kibarlık eksikliği. İncelik eksikliği. Nezaketsizlik. Kabalık. Medeniyetsizlik.

Urbanity : Çelebilik. Nezaket. Kibarlık. İncelik. Uygarlık. Naziklik. Medenilik. Kentlilik.

Urbanised : (britanya ingilizcesi) kentselleştirmek. Şehirleştirilmiş. Kentli olmuş. Kentsel özellikler katmak (urbanize olarak da yazılır). Şehirli olmuş. Kırsaldan kentsele değiştirmek. Kentlileşmiş. Şehirleşmiş. Şehirselleştirmek. Şehirlileşmiş.

Urbanise : Kentleştirmek. Şehirleşmek. (britanya ingilizcesi) kentselleştirmek. Kentsel özellikler katmak (urbanize olarak da yazılır). Kentlileşmek. Kırsaldan kentsele değiştirmek. Şehirleştirmek. Şehir yapmak. Şehirselleştirmek.

 

İngilizce Urbanites Türkçe anlamı, Urbanites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Urbanites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Modify : Değişiklik yapmak. Azaltmak. Tamlamak. Üzerinde değişiklik yapmak. Hafifletmek. Değişmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Değiştirmek. Nitelemek. Değiştirme.

Townsman : Hemşehri. Kasabalı.

Burgher : Boer cumhuriyetlerinden birinin vatandaşı. Kasaba sakini. Kasabalı. Kasabada oturan. Boer cumhuriyetlerinden birinin yurttaşı.

Urbanised : Şehirlileşmiş. Şehirleştirilmiş. Şehirleştirmek. Kentsel özellikler katmak (urbanize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) kentselleştirmek. Kentli olmuş. Şehirli olmuş. Şehirselleştirmek. Kentlileşmiş. Kırsaldan kentsele değiştirmek.

Change : Haline gelmek. Değişime uğratmak. Para bütünlemek. Değiştirmek. Takas etmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Tebdil etmek. Değiş tokuş etmek. Aktarmak. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para.

Urban : Kent ile ilgili. Şehirde bulunan. Şehirle ilgili. Kentsel. Şehir. Şehre ait. Şehirsel. Kentte bulunan. Şehirde yaşayan veya bulunan.

Burgess : Kasabada oturan. Kasaba sakini. Kasabalı. Parlamentodaki kasaba veya üniversite temsilcisi. Missouri eyaletinde yerleşim yeri.

City dweller : Şehir şakini. Şehirde yaşayan kimse.

Alter : Değişim geçirmek. Değişiklik yapmak. Hadım etmek. Kısırlaştırmak. Hadım etmek (hayvan). Evirmek. Başkalaşmak. Başkalaştırmak. Değiştirmek.

 

Townsmen : Hemşehri. Kasabalı.

Urbanites synonyms : streetwise, townie, civic, towner, urbanise, townbred, urbanite, street smart, townee, oppidan.

Urbanites zıt anlamlı kelimeler, Urbanites kelime anlamı

Rural : Köy. Kırsal. Bölgesel. Köye ait. Çiftçilik ile ilgili. Köy yaşamına ait. Tarımsal. Taşra.