Urdu nedir, Urdu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Vurduğu.

Urdu ile ilgili Cümleler

  • Burada Urduca konuşan birini biliyor musun?
  • Onun anadili Urducadır.
  • Burada Urduca konuşan birini tanıyor musun?
  • Urduca benim ana dilimdir.

Urdu hakkında bilgiler

Urduca (اردو), Pakistan ve Hindistan'da yaygın olarak kullanılan dil. Pakistan'ın iki resmî dilinden biridir. Hindistan'ın bazı bölgelerininde de resmî dilidir. "Urdu", Türkçedeki "ordu" kelimesinden gelmektedir. Bu yüzden ordu dili de denir. Hintçeye çok benzemekle beraber Urduca özellikle Hindistan'ın kuzeyinde Müslümanların daha yoğun olduğu yerlerde konuşulmaktadır. Bazen Orduca diye de adlandırılmaktadır ve ordunun konuştuğu dil manasına da gelir. Urduca, dünyada 200 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. Hintçe ile aynı olmasına rağmen Arap alfabesi ile yazılır. Urduca orijinal bir dil değildir; Türkçe, Moğolca, Farsça, Sanskritçe, Arapça, Hintçe karışımı bir dildir. Gazneli Mahmut'un Hindistan alt kıtasını fethiyle, buraya gelen Türk askerlerinin bölge halkıyla kaynaşması sonucu gelişmiş ve pek çok Türkçe kelime de Urducaya geçmiştir. Çok basit bir dil bilgisi yapısı olmasına rağmen harf birleşimleri yana doğru olduğu gibi aşağı doğru uzaması Urduca'nın zor öğrenilir bir dil olmasında büyük bir etkendir. İslam dünyasının önemli tasavvuf klasikleri bu dilde yazılmıştır. Daha çok dini ve edebi ürünleri mevcuttur. 38 harfli bir alfabesi vardır.

 

Urdu kısaca anlamı, tanımı

Urdurmak : Vurdurmak, talan, yağma ettirmek. Sokturmak

Urduca : Pakistan'da kullanılan resmî dil. Bu dille yazılmış olan.

Adlandırılmak : Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.

Arap alfabesi : Genellikle Müslümanlar tarafından kullanılan, sağdan sola doğru yazılan alfabe.

Adlandırılma : Adlandırılmak işi, isimlendirilme.

Dil bilgisi : Bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip kurallarını tespit eden bilim, gramer.

Konuşulmak : Konuşma işine konu olmak. Konuşma işi yapılmak.

Sanskritçe : Sanskrit.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Resmi dil : Devlet dili.

Konuşulma : Konuşulmak işi.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Tasavvuf : Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.

Orijinal : Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Otantik. Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan.

Müslüman : İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. Doğru, haktan ayrılmaz kimse. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse.

Kaynaşma : Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.

Birleşim : Birleşme işi. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi. Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat.

 

Sanskrit : Hint-Avrupa dilleri grubundan olan, klasik Hint din ve edebiyat dili, Sanskritçe. Bu dille yazılmış olan.

Yazılmış : Takdir olunmuş, mukadder.

Benzemek : İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak. Sanısını uyandırmak, gibi görünmek.

Diğer dillerde Urasil anlamı nedir?

İngilizce'de Urasil ne demek ? : uracil