Usually türkçesi Usually nedir

Usually ile ilgili cümleler

English: After a battle casualties are usually heavy.
Turkish: Bir savaştan sonra kayıplar genellikle ağırdır.

English: A boy of seventeen is usually as tall as his father.
Turkish: On yedi yaşında bir oğlanın boyu genellikle babası kadardır.

English: "Everybody dies", said the usually witty doctor as he pulled the plug on his old friend.
Turkish: Eski arkadaşının fişini çekerken, "herkes ölür" dedi genellikle nükteci doktor.

English: A passport is usually necessary when you travel overseas.
Turkish: Yurt dışına seyahat ederseniz genellikle bir pasaport gereklidir.

English: A Japanese garden usually has a pond in it.
Turkish: Bir Japon bahçesi genellikle içinde bir havuza sahiptir.

Usually ingilizcede ne demek, Usually nerede nasıl kullanılır?

I usually use diesel fuel : Genelde dizel kullanırım.

I usually use gasoline : Genelde benzin kullanırım.

Unusually : Nadiren. Alışılmadık biçimde veya şekilde. Çok. Aşırı derecede. Alışılmamış bir biçimde. Ender olarak. Fevkalade. Olağandışı olarak.

Become the usual thing : Adet olmak. Adet haline gelmek.

The usual thing : Adet. Alışılmış şey. Olağan şey.

 

Usualness : Yaygın olarak yapılma durumu. Genellikle yapılma durumu. Yaygınlık. Genellik. Aleladelik.

Later than usual : Alışılmışdan daha geç.

The usual things : Adet. Alışılagelmiş olan şey. Alışılmış şey. Normal şeyler. Olağan şey. Olağan şeyler. Sıradan şeyler.

Through the usual channels : Alışılagelmiş yollardan.

As usual : Alışıldığı gibi. Her zamanki gibi. Herzamanki gibi. Her zamankinden. Her zaman olduğu gibi. Adet üzere.

İngilizce Usually Türkçe anlamı, Usually eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Usually ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bounteousness : Gürlük. Bolluk. Eli açıklık. Hayırseverlik. İyilikseverlik. Cömertlik.

Fullness : Dolgunluk. Tokluk. Tam oluş. Bolluk. Doymuşluk. Olgunluk. Kemal. Bütünlük. Şişmanlık.

In most cases : Çoğu durumda. Çoğu vakada. Normalde. Bir çok durumda. Çoğu halde.

In general : Umumiyetle. Umumi olarak. Genel itibariyle. Bilumum. Alelumum. Genel mahiyette. Genel olarak.

Largely : Bolca. Büyük ölçüde veya çapta. Başlıca. Ziyadesiyle. Fazlasıyla. Büyük bir ölçüde. Çok.

The better part : Yarısından fazla.

Generally speaking : Genel anlamda.

As a general rule : Umumiyetle. Genel bir kural olarak.

Usually synonyms : more often, most of the time, heaviness, most of, more often than not, at large, for the most part, by a majority, ampleness, commonness, mostly, altogether, frequently, many, heaps of times, by half, normally, by and large, on the whole, as a rule, mosts, greatness, fulness, as often as not, principally, mainly, ordinarily, beaucoups, the best part of, host, abundance, exoterically, overall.

Usually zıt anlamlı kelimeler, Usually kelime anlamı

Remarkably : Dikkat çekecek derecede. Önemli biçimde.