Usurer türkçesi Usurer nedir

Usurer ingilizcede ne demek, Usurer nerede nasıl kullanılır?

Usurers : Murabahacı. Tefeci. Faizci.

Usuries : Faiz. Tefecilik. Murabaha. Aşırı yüksek faiz. Tefeci. Aşırı faiz. Murabahacılık. Vurgunculuk. Yüksek faiz. Faizcilik.

Usurious : Aşırı faizli. Faizci. Yüksek faizli.

Usuriously : Faizle. Aşırı faizle. Aşırı faizli bir şekilde.

Usuriousness : Faizcilik. Murabahacılık. Tefecilik.

Usurp : Zorla almak. Gasp etmek. El koymak. Gaspetmek. Devlet yönetimini ele geçirmek.

Usurper of mark of origin : Köken adını zorla alan. Bir yerde üretilmeyen ya da yapılmayan bir malın üzerine, ünlü olan o yerin adını koyan (amasya'da üretilmeyen elmaya bu adı vererek genel satağa (piyasaya) sürme, yunanlıların kütahya çinileri diye satış yapmak amacıyla kutahia demeleri gibi).

Usurpation : Hükümet darbesi. Haksız iktisap. Gasp. Yağma. El koyma. Zorla alma. Başkasına ait bir mülkün haksız yollarla alınması. Sebepsiz iktisap. Gasp etme.

Usurpation of the mark of origin : Köken adının ilgisi bulunmayan kişilerce kullanılması. Köken adının zoralımı.

Usurpative : Gaspçılığa özgü. Kontrol veya hükümetin yasadışı olarak elde edilmesiyle ilgili. Gaspçılıkla ilgili.

İngilizce Usurer Türkçe anlamı, Usurer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Usurer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lender : Ödünç veren. Mukriz. Borç veren. Banka. Borç veren kimse. Ödünççü. İkraz eden. Ödünç para veren. Borç para veren kişi. Kredi açan.

Pawnbrokers : Faizle borç para veren. Rehin karşılığı borç veren. Rehin dükkanı. Rehinci. Rehin mukabili ikraz ile meşgul olan.

Moneylenders : Faiz karşılığı borç para veren kimse. Sarraf. Banka.

Hockshop : Rehinci dükkanı. Karşılığında birtakım kişisel eşyaları alarak faizle kredi veren dükkan. Rehinci.

Shark : Canavar balığı. Hilekar. İşinin ehli. Harhariyas. Köpekbalığı. Usta kimse. Otlakçı. Üçkağıtçı. Köpek balıklan (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 2 m kadar uzunlukta, balık sürülerinin peşinden giden, atlantik ve akdeniz'de yaşayan, tehlikeli bir tür. Dolandırıcı.

Brokers : Komisyoncular. Simsar. Tellal. Komisyoncu.

Broker : Aracılık yapmak. Tellal. Aracı simsar. Komisyoncu. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine yüzdelik karşılığı aracılık eden gerçek veya tüzel kişi. İşgüder. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Aracı. Borsacı. Acenta.

Pawn shop : Rehin dükkanı. Tefeci dükkanı.

Loaner : Borç veren kimse. Kredi veren kimse. Faizle borç para veren. Ödünç para veren kimse. Mukriz.

Usurer synonyms : usurers, loan shark, usurious, hockshops, shylock, cutthroat, discount broker, pawn broker, jew, pawnbroker, cutthroats, moneylender, money lender.

Usurer zıt anlamlı kelimeler, Usurer kelime anlamı

Borrower : Ödünç alan. Kredi alan. Borçlanan. Borç para alan kişi. Borç alan kimse. Borç alan. İstikraz eden. Ariyet alan. Borçlu.

Usurer ingilizce tanımı, definition of Usurer

Usurer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who lends money and takes interest for it. A money lender.