Shark türkçesi Shark nedir
- Camgöz.
- Canavar balığı.
- İşinin ehli.
- Köpek balıklan (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 2 m kadar uzunlukta, balık sürülerinin peşinden giden, atlantik ve akdeniz'de yaşayan, tehlikeli bir tür.
- Usta.
- Bedavacı.
- Köpek balıkları (selachii) takımının, dev köpek balığıgiller (lamnidae) familyasından, 10-12 m kadar uzunlukta, bütün denizlerin derin kısımlarında yaşayan, özellikle insanlar için çok tehlikeli olan bir tür.
- Üçkağıtçı.
- Duştaki mahkumları izleyen veya dikizleyen gardiyan.
- Dolandırıcı.
- Otlakçı.
- Köpek balığı.
- Köpekbalığı.
- Usta kimse.
- Hilekar.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Harhariyas.
Shark ile ilgili cümleler
English: A shark snapped the man's leg off.
Turkish: Bir balina adamın bacağını kopardı.
English: Have you ever seen a shark over three meters long?
Turkish: Sen hiç üç metreden daha uzun bir köpek balığı gördün mü?
English: He fell into the shark infested waters.
Turkish: Köpekbalığı dolu suya düştü.
English: A shark is a fish while a dolphin is a mammal.
Turkish: Yunus balığı bir memeliyken köpekbalığı bir balıktır.
English: Many shark species are threatened with extinction.
Turkish: Birçok köpek balığı türü yok olma ile tehdit ediliyor.
Shark ingilizcede ne demek, Shark nerede nasıl kullanılır?
Shark fins : Köpekbalığı yüzgeci.
Shark liver fat : Köpek balığının karaciğerinden elde edilen ve insan besinlerine katılması uygun olmayan vitamin kaynağı bir yağ. Köpek balığı karaciğer yağı.
Shark oil : Köpekbalığı yağı. Köpekbalığı karaciğerinden elde edilen yapışkan sarımsı kahverengi yağ.
Shark ray : Atlantik ve pasifik ve akdeniz'de bulunan amerikan pazar balığı.
Shark repellent : Düşmanca bir ele geçirmede teşebbüsleri savuşturmak için şirket yönetimi tarafından kullanılan metodlar (finans). Şirketin başkalarına devrinin ancak hisse senetleri sahiplerinin çoğunluk onayı ile yapılabileceği hükmü. Köpekbalığı uzaklaştırıcı.
Jump the shark : Uzun metrajlı televizyon gösterisinin düşüş halinde olduğu belirlendikten sonra olaylar dizisine çok fazla sahne ve değişiklik dahil etme.
Lantern shark : Kara camgöz. Köpek balıkları (selachii) takımının, camgözgiller (squalidae) familyasından, 20-45 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür.
Blue shark : Mavi köpekbalığı. Pamuk balığı. Köpek balıkları (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 8 m kadar uzunlukta, ince, sırtı mavi, karnı beyaz, atlantik ve pasifik okyanuslarında yaşayan bir tür. gök köpek balığı. Pamukbalığı. Gök köpekbalığı. Mavi köpek balığı.
Card shark : Yetenekli profesyonel kart oyuncusu. Hilebaz. Hile yapan kumarbaz. Sahtekar kart oyuncusu.
Basking shark : Büyükcamgöz balığı. Büyük camgöz.
İngilizce Shark Türkçe anlamı, Shark eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cheater : Kopyacı. Kopya çeken. Sınavlarda kopya yapan ya da kopya yapmayı alışkanlık durumuna getiren öğrenci. Aldatan kimse. Hileci. Hilebaz. Aldatan (eş).
Bamboozler : Dolandıran. Sahtekar.
Dogfishes : Küçük köpek balığı. Küçük köpekbalığı. Kedibalığı.
Greedier : Muhteris. Tamahkar. Açgözlü. Pisboğaz. Haris. Hırslı. Obur. Hevesli. Gözü aç.
Chiseler : Keski kullanan kişi. Tokatçı. Para sızdıran kimse. Para sızdıran kişi.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Bummer : Aylak. Kötü olay veya deneyim. Serseri.
Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.
Fish : Denizden çıkarmak. Araştırmak. Balık tutmak. Tutmak. Balık avlamak. Avlamak. Balık. Balığa çıkmak. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar. Balık eti.
Chisellers : Tokatçı. Para sızdıran kişi. Para sızdıran kimse. Keski kullanan kişi.
Shark synonyms : nurse shark, carcharias taurus, cat shark, sand shark, mackerel shark, squatina squatina, orectolobus barbatus, carpet shark, requiem shark, alopius vulpinus, cow shark, six gilled shark, hexanchus griseus, elasmobranch, ginglymostoma cirratum, odontaspis taurus, rhincodon typus, fox shark, a chromosome, a cell, connoisseur, bunko, hammerhead, adepts, barretor, glass eye, deadhead, cheaters, freeloader, builder, bilking, competent, bilk.
Shark ingilizce tanımı, definition of Shark
Shark kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of numerous species of elasmobranch fishes of the order Plagiostomi, found in all seas. To practice fraud or trickery. To pick or gather indiscriminately or covertly. To play the petty thief. To swindle.

Bu kısımda Shark kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shark ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shark anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shark ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.