Vague türkçesi Vague nedir

Vague ile ilgili cümleler

English: He is always vague about his intentions.
Turkish: Her zaman niyetleri hakkında muğlak.

English: Ali gave a vague answer.
Turkish: Ali belirsiz bir cevap verdi.

English: He gave me a vague answer.
Turkish: Bana belirsiz bir cevap verdi.

English: He gave a vague answer.
Turkish: O, belirsiz bir yanıt verdi.

English: Ali gave Mary a vague answer.
Turkish: Ali Mary'ye muğlak bir cevap verdi.

Vague ingilizcede ne demek, Vague nerede nasıl kullanılır?

Vague answer : Açık seçik bir anlamdan yoksun olan ya da bilinen yanıt seçeneklerinden herhangi birine sokulamayan yanıt türü. Belirsiz yanıt.

Vague hypothesis : Şüpheli önsav.

Vague message : Belirsiz anons. Anlaşılmayan anons. Belirsiz mesaj. Açık olmayan anons. Muğlak mesaj. Açık olmayan mesaj.

Be vague about something : Kararsız olmak. Tereddüd etmek.

Become vague : Belirsizleşmek.

Vaguer : Muğlak. Dalgın. Belirsiz. Hayal meyal. Üstü kapalı. Anlaşılmaz. Kararsız. Anlaşılması güç. Müphem. Şüpheli.

Vaguest : Şüpheli. Hayal meyal. Muğlak. Bellisiz. Anlaşılmaz. Müphem. Üstü kapalı. Anlaşılması güç. Belirsiz. Dalgın.

 

Vagus nerve : Onuncu sinir. Onuncu kafa siniri. Vagus siniri. Vagus. Beyne sinyal aktaran sinirlerden biri. Akciğer-mide siniri.

Make vague : Belirsizleştirmek.

Vagueness : Belirsizlik. Müphemiyet. Bulanıklık. Muğlaklık. Anlaşılmazlık. Bir ölçme aracındaki soru ya da sınarlarda kullanılan bir kavram ya da anlatımın açık seçik bir anlamdan, kolay kavranır bir içerikten yoksun oluşu. Müphemlik.

İngilizce Vague Türkçe anlamı, Vague eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vague ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absented : Bulunmayan. Namevcut. Yok (mevcut olmama). Devamsız. Eksik. Bulunmamak. Yoklamada bulunmayan. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Gaip.

Abstract : Aşırmak. Soyut resim. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Ayırmak. Soyutlama yapmak. Çalmak. Soyut. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Genel.

Dreaming : Rüya gibi. Rüyalı. Belli belirsiz.

Cogitative : Düşünceli. Düşünebilen. Bağlaşık.

Baffling : Şaşırtıcı. Kafa karıştırıcı. Aldatıcı. Şaşırtma. Zor. Güç. Durmadan değişen. Sürekli değişen.

Dreamiest : Belli belirsiz. Rüya dolu. Hayalperest. Rüya gibi. En romantik olanı. Olağanüstü. Romantik. En mükemmel olanı. En hayalperset olanı.

 

Haziest : Çakırkeyif. Puslu. Sisli. Çapraşık. Bulutlu. Bulanık. Kafası dumanlı.

As clear as mud : Bulanık. Açık değil. Arap saçı gibi. Karmaşık. Anlaşılmaz şey.

Blow hot and cold : Fikir değiştirme. Hem sıcak hem soğuk esme. Daldan dala atlamak. Kararsız olmak. Değişme. Bir dediği bir dediğine uymamak. İki seçenek arasında gidip gelmek. Daldan dala atlama. Yanar-döner. Daldan dala konmak.

Implicit : Dolaylı olarak anlaşılan. İçkin. Dahili. Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan. İçerik. İtirazsız. Kesin. Tam. Kapalı.

Vague synonyms : changeful, bemused, astatic, fuzzier, mistier, distrustful, ambiguous, absents, cloudily, abstracted, murky, hazier, indefinable, disputable, borderlines, fathomless, as in a dream, delphic, blur, unarticulate, dicey, crabbed, confusing, indefinite, equivocal, backhanded, contemplative, contestable, obscure, erratics, chanciest, opaque, by implication.

Vague zıt anlamlı kelimeler, Vague kelime anlamı

Clear : Uzağa. Defolmak. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Tahliye etmek. Silmek. Açıkça. Berrak. Bütünüyle. Tamamen. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Defined : Belirtili. Kakarlaşırılmış. Tamlanan. Betimlenmiş. Tanımlı. Tanımlanmış. Belirlenmiş. Açıklama. Açıklanmış.

Definite : Mahdut. Son. Kesme. Sınırlı. Belirli. Nihai. Şüphesiz. Açık. Kati.

Vague ingilizce tanımı, definition of Vague

Vague kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An indefinite expanse. Vagrant. Vagabond. To wander. To stray. To roam. A vagary. A wandering. Wandering.