Valorize türkçesi Valorize nedir

  • Kıymet takdir etmek.
  • Hükümetçe fiyat tespit etmek.
  • Değerlendirmek.
  • Değer biçmek.
  • Fiyat biçmek.
  • Paha biçmek.
  • Fiyatını belirlemek.
  • Fiyatını saptamak.
  • Yasalara göre bir varlığa değer takdir etmek.

Valorize ingilizcede ne demek, Valorize nerede nasıl kullanılır?

Valorized : Fiyatını saptamak. Fiyatı belirlenmiş. Fiyatı saptanmış.

Valorizes : Fiyat biçmek. Kıymet takdir etmek. Değerlendirmek. Değer biçmek. Fiyatını belirlemek. Paha biçmek. Yasalara göre bir varlığa değer takdir etmek. Fiyatını saptamak.

Revalorize : Paranın değerini yeniden belirlemek. Ulusal parayı eski değerine yükseltmek. Yeniden değer belirlemek. Yeniden değerlendirmek. Para birimini yeniden değerlendirmek.

Valorization : Fiyat destekleme. Valorizasyon. Bir iktisadi varlığın değerini belirli bir düzeyde korumak veya yeniden değerlenmesini sağlamak amacıyla iktisadi karar birimleri tarafından piyasaya yapılan müdahaleler. krş. ürün yoketme. Kıymetini artırma. Hükümetçe fiyat tespiti. Fiyat saptama. Kıymet takdir etme. Değer biçme. Değer takdir etme.

Valorizations : Değer biçme. Fiyat saptama. Valorizasyon. Değer takdir etme. Kıymetini artırma. Kıymet takdir etme. Fiyat destekleme. Değerini destekleme. Değerlendirme.

Medal of valor : Cesaret madalyası.

 

Valorously : Yürekli bir şekilde. Cesaretle. Cesaretli bir şekilde. Yüreklice.

Revalorization : Paranın yeniden değerlendirilmesi. Revalorizasyon. Yeniden değerlendirme. Ulusal parayı eski değerine yükseltmek. Revolarizasyon. Paranın değerini yeniden belirleme. Ulusal parayı eski değerine yükseltme. Paranın değerini tekrar belirleme. Para birimini yeniden değerlendirme.

Woman of valor : Cesur kadın. Mert kadın. Yiğit kadın. Cesaretli kadın.

Valorizing : Değerlendirmek. Fiyat biçmek. Fiyatını belirlemek. Paha biçmek. Yasalara göre bir varlığa değer takdir etmek. Kıymet takdir etmek. Fiyatını saptamak. Değer biçmek.

İngilizce Valorize Türkçe anlamı, Valorize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Valorize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Estimates : Takdir etmek. Hesaplar. Kestirmek. Tahmin etmek. Ölçüler. Biçmek. Hüküm vermek. Hesaplamalar.

Pricing : Fiyat tespit etme. Fiyatlandırarak. Fiyatlandırılan. Fiyatlandırma. Maliyetlendirme. Fiyatlama. Yeni veya mevcut ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi. Fiyat koyma.

Appraises : Değer takdir etmek. Fiyat saptamak. Değer tespit etmek. Takdir biçmek.

Imbue : Dolduruşa getirmek. Aşılamak. Kafasına sokmak. Boyamak. Telkin etmek. Doldurmak. Emdirmek.

Valuating : Tahmin etmek.

Azure : Mavi gök. Akdeniz mavisi. Azur. Bulutsuz. Lacivert taşı. Gökyüzü. Metakromatik bazik karakterli üç azur boyasından (a, b, c) biri. gök mavisi. Gökmavisi. Gök mavisi.

Price : Ücret. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Bedel. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değer. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Kıymet. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Karşılık.

 

Brown : Kızartmak. Karamak. Kızarmak. Usanmak. Kahverengi. Kararmak. Esmerleştirmek. Kahverengileşmek. Esmerleşmek. Karartmak.

Apprized : Bildirmek. Söylemek. Değer vermek. Fiyat saptamak. Bilgi vermek. Haber vermek. Değerini yükseltmek. Haberdar etmek. (eski kullanım) tahmin etmek.

Cessing : Vergi. Vergilendirmek. İhmal etmek.

Valorize synonyms : handcolor, color in, polychromize, aurify, change integrity, purpurate, blackwash, pinkify, polychromise, colorise, parti color, colour in, colourize, handcolour, redden, alter, retouch, assess, augment, evaluates, transpire, hue, tint, silver, blotch, motley, estimate, prices, valuated, valuate, appreciate, value, touch.

Valorize zıt anlamlı kelimeler, Valorize kelime anlamı

Discolor : Leke. Solma. Solmak. Soldurmak. Rengini bozmak. Rengini değiştirmek. Rengi değişmek. Bozmak. Lekelemek.

Solid : İçinde boşluk olmayan. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Aralıksız. Dayanıklı. Metanet. Atom, yükün ya da moleküllerin, aralarındaki etkileşimlerle oluşturduklarl örütlerde belirli biçim ve oylum kümelerinde toplandıkları, dolayısıyla ancak titreşim yapabildikleri evre. (cam, zift gibi özdekler, görünüş benzerliklerine karşın örüt yapılı olmadıklarından kati durumda sayılmazlar.). Sağlam. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Som. Yekpare.

Liquid : Hemen paraya çevrilebilir. Mayi. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Islak. Mayi, sıvı. Sıvı madde. Sıvı. Likit. Saydam. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.