Venation türkçesi Venation nedir
- Damar düzeni.
- Yaprakta damar düzeni.
- Kanatta damarlanma.
- (yaprakta) damar düzeni.
- Böcek kanadının ya da yaprağın damarlaşması.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Damarlaşma.
Venation ingilizcede ne demek, Venation nerede nasıl kullanılır?
Venations : Yaprakta damar düzeni. (yaprakta) damar düzeni. Kanatta damarlanma.
Rejuvenation : Modernizasyon. İhya etme. Gençleşme. Yenileştirme. Taban düzeyinde görülen değişmeler sonunda, aşınım çevrimi sonuna ulaşmış bir bölgenin yeniden yükselmesi ve akarsuların yeniden güç kazanması. Tazeleştirme. Elden geçirip temizlemek (makine). Gençleştirme. Canlandırma.
Rejuvenations : Gençleşme. Modernizasyon. İhya etme. Gençleştirme. Yenileştirme. İyileştirme. Tazeleştirme. Canlandırma. Elden geçirip temizlemek (makine).
Canes venatici : Bir takımyıldızın adı. Avköpekleri.
Rejuvenating : Yenileme. Gençleştirme. Yenilemek. Gençleştirmek.
Vena caval syndrome : Kalbe kan getiren üst toplardamarda, kranyal vena kavada, çok sayıda kalp kurdunun bulunması sonucu oluşan hemolitik anemi, bilirubinüri, hemoglobinüri ve karaciğer yetmezliğiyle belirgin klinik belirtiler topluluğu, karaciğer yetmezliği sendromu, kava sendromu. Vena kava sendromu.
Vena cardinalis : Kardinal venler. Embriyoda kalp yönünde giden ana venler.
Vena femoralis : Uyluk toplardamarı. Vena femoralis.
Be rejuvenated : Gençleşmek.
Rejuvenated : Yenilemek. Gençleştirmek. Yenilenmiş. Gençleştirilmiş.
İngilizce Venation Türkçe anlamı, Venation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Venation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Circulatory system : Dolaşım sistemi. Dolaşım jüyesi. Açık dolaşım sistemi. Sirkülasyon sistemi. Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan kalp ve kan damarları topluluğu, sirkulasyon sistemi. Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan yürek ve kan damarları topluluğu. sirkülasyon sistemi. Kan dolaşım sistemi.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu.
System : Evren. Dizge. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Kaide. Vücut. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Katman. Nizam. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu.
Veining : Damar ağı. Damar.
Venation synonyms : venous blood system, nervation, vascularization, aardvarks, abambulacral area, a site, veinings, abacus bodies, leaf, acacia, vascularisation, aardwolf, a protein, vasculature, leafage, arrangement, abiotic environment, foliage, a cell, venations, cardiovascular system.
Venation ingilizce tanımı, definition of Venation
Venation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or art of hunting, or the state of being hunted. The arrangement or system of veins, as in the wing of an insect, or in the leaves of a plant.

Bu kısımda Venation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Venation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Venation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Venation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.