Venosity türkçesi Venosity nedir

  • Kirli olma durumu.
  • Venosite.
  • Kirli kan bolluğu.
  • Damarlılık.
  • Kanın kirli olma durumu.

Venosity ingilizcede ne demek, Venosity nerede nasıl kullanılır?

Venosities : Venosite. Kirli kan bolluğu. Kanın kirli olma durumu. Kirli olma durumu.

Venose : Toplardamara ait. Damarlı. Kirli (kan). Toplardamar (ile ilgili).

Venose blood : Kirli kan.

Venostasis : Toplardamar akışı durması.

Ductus venosus : Fetal dönemde, v. umblicalis'in taşıdığı kanın büyük bir kısmını v. cava caudalis'e döken kanal. Duktus venozus.

Venom : Venom. Ağı (yılan veya akrep veya arı vb). (yılan veya akrep) zehir. Kin. Zehir (yılan veya akrep veya arı vb). Bazı yılanlar ile akrep, arı ve örümcek gibi artropod türleri tarafından üretilen, yapısında; hiyaluronidaz, fosfolipaz, transaminaz, fosfodiesteraz, dnaz, atpaz, alkalin fosfataz ve ribonükleaz gibi çeşitli enzimler ve metal iyonları, biyojenik aminler, lipitler, serbest aminoasitler, proteinler ile polipeptitler içeren ve bileşimi, hayvan türleri ile mevsimlere göre değişebilen karışımın genel adı. venomun canlı vücuduna alınmasından sonra ortaya çıkan belirtiler; ısırık yeri, dozu ve bireysel duyarlılıklara göre değişmekle birlikte etkilenen organ sistemleri; kan, kalp-damar, solunum ve merkezi sinir sistemidir. Akrep zehiri. Düşmanlık. Zehir.

 

Venoming : Zehir (yılan veya akrep veya arı vb). Zehir. Ağı (yılan veya akrep veya arı vb). Garez. Düşmanlık. Kötülük. (yılan veya akrep) zehir. Kin. Akrep zehiri. Yılan zehiri.

Sinus venosus sclerae : Sinus venozus sklera. Şilem kanalı.

Venomous lizard : Zehirli kertenkele.

Venography : Venografi. Damar röntgeni çekimi. Toplardamar radyografisi. İçine bir radyopak madde enjekte edilen damarın geleneksel x-ray filminin çekilerek incelenmesi metodu (tıkanmaları tespit etmek için kullanılır). Flebografi. Venografi (tıp veya medikal terimi) damar röntgeni çekimi. Radyo-opak madde enjeksiyonundan sonra toplardamarların röntgen filminin alınması, ven radyografisi, toplardamar radyografisi, flebogram.

İngilizce Venosity Türkçe anlamı, Venosity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Venosity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Relative density : Bağıl özkütle. Bir özdeğin yoğunluğunun, ölçün sayılan bir başka özdeğin yoğunluğuna oranı (örn. hidrojen gazının 20°c daki yoğunluğu 0.0899 g/cm³ havaya göre bağıl yoğunluğu ise 0 .0746'dır. ). Bağıl yoğunluk. Bir özdeğin belirli oylumdaki kütlesinin, ölçün olarak alınan başka bir özdeğin eşit oylumdaki kütlesine oranı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Göreli yoğunluk. Nispi yoğunluk. İzafi yoğunluk. Rölatif yoğunluk.

Speed of light : Işığın her seferinde hareket ettiği uzaklık birimi (yaklaşık olarak saniyede 299.792, 5 kilometre / 186.200.000 mil'dir). Işık hızı. Elektromanyetik ışınların uzaydaki sürekli fiziksel hızı.

 

Rate : Sınıflandırmak. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Fiyat belirlemek. Sınıf-sıra. Değer biçmek. Hız. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Gözü ile bakmak. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız. Layık olmak.

Steerageway : Dümen dinleme hızı. Aracın minimum manevra oranı.

Rarity : Nedret. Seyreklik. Nadide şey. Nadir şey. Nadirlik. Azlık. Bulunmazlık. Enderlik. Az bulunur şey. Az bulunma.

Compactness : Kompaktlık. Küçüklük. Titizlik. Sıklık. Etkili anlatım. Sıkılık. Tıkızlık. Yoğunluk.

Terminal velocity : Ayrılış hızı. Son hız. Uç hız. Son noktadaki hız. Havada ya da sıvı içinde düşen bir nesneye etkiyen yerçekimi kuvvetinin sürtünme kuvvetine eşit olduğunda eriştiği değişmez hız.

Airspeed : Hava sürati. Tenek sürati. Bir uçağın havaya nispetle hızı. Havaya nazaran sürat. Hava hızı.

Radial velocity : Bir özekten çıkan yarıçap doğrultusunudaki hız. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Radyal hız. Işınsal hız. Hızın bir özekten uzaklaşan doğrular boyunca birleşeni. Yarıçapsal hız.

Tenuity : Yetersizlik. Zayıflık. Seyreltilmiş durum veya ortam. Seyrelti. Anca yetme. Narinlik. Kıvam inceliği. İncelik. Nezaket. Seyreklik.

Venosity synonyms : groundspeed, peculiar velocity, photographic density, light speed, bpi, hypervelocity, bits per inch, angular velocity, low density, flux density, speed, muzzle velocity, flux, denseness, vascularities, escape velocity, vascularity, dustiness, c, transmission density, venosities, optical density, uncleanness, absorbance.

Venosity zıt anlamlı kelimeler, Venosity kelime anlamı

Distribution : Halkbilimle ilgili ürün ve olayların coğrafyadaki dağılımı, bk. yayılım. krş. koşut gelişim. Rol dağıtımı. Dağılım. Bir ölçme sonucunda elde edilen değerlerin ya da test puanlarının bir ortalama noktası çevresinde serpilmesi durumu, bk. sıklık dağılımı. Dağıtma. Düzenleme. İlaçların kandan, doku ve organların içine yayılması. Dağıtım. Oyun kişilerinin her birinin hangi oyuncu tarafından canlandırılacağını belirtme işi. Taksim.

Terseness : Özlülük. Hissizlik. Kısa ve öz olma. Üslupta kesinlik.

Venosity ingilizce tanımı, definition of Venosity

Venosity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being venous.