Veraciousness türkçesi Veraciousness nedir

Veraciousness ingilizcede ne demek, Veraciousness nerede nasıl kullanılır?

Veracious : Doğru sözlü. Doğrucu. Sadık. Gerçek. Gerçeğe uygun.

Veraciously : Samimice. Gerçek bir şekilde. Dürüst bir şekilde. Gerçek olarak. Samimi bir şekilde. Doğru olarak. Sadık bir biçimde. Doğrucu bir şekilde.

İngilizce Veraciousness Türkçe anlamı, Veraciousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Veraciousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Authenticities : Orijinallik. Doğruluğunu ispat etme. Özgünlük. Otantiklik. Doğruluk. Güvenilirlik. Aslına uygunluk. Sahicilik.

Actuality : Güncellik. Gerçek. Eylemsellik. Gerçek durum. Hakiki vaziyet. Hakikat. Aktüalite.

Cruelty : İşkence. İnsafsızlık. Gaddarlık. Hunharlık. Kabalık. Acımasızlık. Zalimlik. Kıyıcılık. Zulüm. Cefa.

Authenticity : Güvenilirlik. Özgünlük. Doğruluğunu ispat etme. Orijinallik. Doğruluk. İçten samimi. Belgelenmeye elverişli olma. Bir incelemede kaynak olarak kullanılan belgelerin özüne ya da gerçeğe uygunluğu.

Savagery : Acımasızlık. Vahşiler. Canavarlık. Vahşet. Vahşilik. Yabanilik. Merhametsizlik. Yabanıllık.

Viciousness : Huysuzluk. Ahlaksızlık. Kötülük. Çapkınlık. Kötü niyet. Domuzluk. Fenalık.

 

Realities : Realite. Gerçek. Hakikat. Gerçekte var olan şeyler.

Factuality : Gerçek. Doğru. Gerçeklere dayalı olma durumu. Özgünlük. Gerçekçilik. Doğruluk.

Actualities : Hakikat. Gerçek. Aktüalite. Eylemsellik. Hakiki vaziyet. Güncellik.

Veraciousness synonyms : cruelness, literality, harshness, righteousness, brutality, realisms, facticity, veracities, practicalness, rapaciousness, selfishness, veracity, genuineness, essentialness, realism, intrinsicality, greediness, factualness, merits, truthfulness.

Veraciousness zıt anlamlı kelimeler, Veraciousness kelime anlamı

Unselfishness : Cömertlik. Özveri. Fedakarlık. Esirgemezlik. Kendini düşünmeme.

Malignity : Derin nefret. Şer. Kötülük. Kötü niyet. Kin. Habislik. Suiniyet. Kötülükçülük. Kökleşmiş kötülük.

Malign : Çamur atmak. Dil uzatmak. İftira etmek. Habis (ur veya hastalık). Hakkında kötü sözler söylemek. Zararlı. Kötücül. Habis. Kötü. Kötülemek.

Veraciousness antonyms : malignancy, evil, evilness.