Verandas türkçesi Verandas nedir

Verandas ingilizcede ne demek, Verandas nerede nasıl kullanılır?

Veranda : Veranda. Balkon. Ayazlık. Üç yanı açık ve evin bir cephesinde boydan boya uzanan balkon. Üstü kapalı. Hayat. Camlı taraça. Taraça.

Verandah : Camlı taraça. Evin önündeki çatılı platform. Taraça. Bkz.veranda. Veranda.

Verandah net : Kargılı ağ. Kamışlı voli ağı, iki ayrı ağdan oluşan alette, yüzen ağ sade ağ ve çeviren ağ ise fanyalı ağdan oluşmakta, kefal balıklarının avcılığında kullanılan av aleti.

Verandahs : Evin önündeki çatılı platform. Taraça. Veranda. Camlı taraça.

Benediction of deliverance : Kurtuluş için tanrı'ya yapılan teşekkür duası.

Overanxious : Aşırı kaygılı. Aşırı hevesli. Çok istekli. Aşırı heyecanlı. Aşırı endişeli. Fazla endişeli.

Overanalyzes : Aşırı derecede incelemek. Çok fazla analiz etmek.

Perseverant : Sebatlı. Sebatkar.

Deliverance : Kurtulma. Kurtuluş. Verme. Kanı. Hüküm. Kurtarma. Yargı.

Disseverance : Ayrılma. Ayırma. Paylaştırma. Bölme. Kısımlama.

İngilizce Verandas Türkçe anlamı, Verandas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verandas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Allusive : Kinayeli. İmalı. Dokundurmalı (imalı). Dokundurmalı.

Esse : Olma. Var olma. Varoluş. Varlık. Yaratılış (latince).

Courtyard : Avlu. İç bahçe.

Living : Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Oturma. Yaşam standardı. Geçinme. Geçinmek. Ekmek parası. Yaşam tarzı. Geçerli.

Vaguer : Şüpheli. Belirsiz. Dalgın. Anlaşılmaz. Hayal meyal. Müphem. Muğlak. Kararsız. Bellisiz.

Platforms : Parti programı. Platform. Podyum. Sahanlık. Plato. Tartışma ortamı. Yayla. Apartman topuk ayakkabı. Programlar. Düzlük.

Porches : Taraça (camlı). Portik. Veranda (bir yanı veya yanları açık). Sundurma. Sundurma (kapı önündeki yanları açık). Örtme. Sundurma veranda. Giriş (kapı önündeki). Bir yanı veya yanları açık veranda.

Implicit : Tam. Örtülü. İma edilen. İtirazsız. Kapalı. Örtük. Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan. İçkin. Dolaylı olarak belirten.

Patio : İspanyol veya latin amerika evlerinin iç avlusu. Evlere bitişik parke taş kaplı alan. Bahçe avlusu. Kaldırım üstü kafe. Teras. Patyo. Avlu.

Gallery : Galeri. «shakespeare sahnesi» denilen, elizabeth dönemi halk tiyatrolarının sahne üstüne rastlayan balkonlu alan; burası yerine göre balkon, sur üstü, tepe vb. yerler için kullanılırdı. 2-sahnenin üst bölümü. Eski yapı büyük sinema salonlarının en üstünde, bütün balkonlardan sonra yer alan balkon. Tünel. Üst balkon. Lağım. Sanat galerisi. En üst çevresel balkon. Kemeraltı. Ucuz balkon.

Verandas synonyms : verandahs, lanai, terrace, piazza, life, gazebos, belvederes, food and drink, movement, patios, verandah, liveliness, porch, veiled, vague, existence, lifetime, lanais, lining, gazebo, biosis, terraces, lives, insinuating, bio, livings, lifetimes, belvedere, veranda, by implication, existences, gazeboes, platform.