Verifier türkçesi Verifier nedir

  • Veri sağlama makinesi.
  • Gerçekleyici.
  • Doğrulayıcı.
  • Sağlayıcı.
  • Teyit edici.
  • Bilişim alanında kullanılır.
  • Delikli kart ortamındaki verilerin, delgi işletmeni eliyle yeniden girilerek kart üzerindekilerle damga damga karşılaştırmasını, böylece yanlış delgilerin düzeltilmesini, veri doğruluğunun sağlanmasını olanaklı kılan kart delgi makinesine benzer çevrimdışı donanım. üretilen son delgi makineleri kart delgi ve sağlama işlevlerini, bir anahtarın durumuna göre tek donanım üzerinde gerçekleştirme olanağı verir.
  • Doğrulayan kimse veya şey.

Verifier ingilizcede ne demek, Verifier nerede nasıl kullanılır?

Automatic verifier : Özdevimli gerçekleyici. Otomatik gerçekleyici.

Card verifier : Kart gerçekleyici.

Verifiers : Sağlayıcı. Gerçekleyici. Teyit edici. Doğrulayan kimse veya şey. Doğrulayıcı.

Verified : Teyit edilmiş. Kanıtlanmış. Doğrulanmış. Onaylı. Doğruluğu ispatlanmış.

Verified information : Doğruluğu ve ispatı bilinen veri. Doğrulanmış bilgi. Teyit edilmiş bilgi.

Reverified : Yeniden onaylamak.

Verifies : Onaylamak. Bir şeyin doğruluğunu ortaya koymak. Kanıtlamak. Tahkik etmek. Gerçekleştirmek. Teyit etmek. Soruşturmak. Gerçeklemek. Doğruluğunu kanıtlamak. Doğrulamak.

Reverifies : Yeniden onaylamak.

Unverified : Tetkik edilmemiş. Doğrulanmamış.

 

Unverified information : Teyitsiz bilgi. Teyit edilmemiş bilgi. Doğrulanmamış bilgi. Doğruluğu onaylanmamış bilgi. Doğrulanmış olmayan bilgi. Onaylanmamış bilgi.

İngilizce Verifier Türkçe anlamı, Verifier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verifier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Address : Konuşma yapmak. Nutuk. Nutuk çekmek. Söz yöneltmek. Hitap etmek. (sorunların) üzerine gitmek. Göndermek. Ünvan. Adres yazmak.

Confirming : Onaylamak. Kuvvetlendirmek. Doğrulamak. Takviye etmek. Onaylayan. Teyit eden. Kiliseye kabul etmek. Tasdiklemek. Tasdik etmek.

Sanctioner : Onaylayan kimse. Yaptırımcı. Onay vermeye yetkili olan kimse. Yetkili. Onaylayıcı. Ciro eden kimse. Cirocu. Bir yasayı uygulamak adına ceza ve ödülleri uygulayan kimse. Onaylayan.

Alphabetic word : Alfabetik sözcük. Yalnız bir abecenin yazaçlarından oluşan sözcük. Abecesel sözcük.

Favoring : Yardımda bulunmak. Olumlu. Kabul etmek. Dikkat göstermek. Desteklemek. İyilik etmek. Doğrulayan. Kayırmak. Şereflendirmek.

Acess arm : Erişim kolu. Mıknatıslı tekerde, okuma/yazma kafasını erişilmek istenen adresin bulunduğu iz üzerine getirmek için ileri geri devinen kol. devinimsiz kafalı tekerlerde, her iz için ayrı kafa öngörüldüğünden bu kol bulunmaz, böylece kafanın iz üzerine varışı süresi, daha hızlı bir erişim için kazanılmış olur.

Admirer : Takdir eden. Takdir eden kişi. Aşık. Beğenen. Hayran.

Confirmor : Doğrulayan kimse. Teyit eden kimse.

Friend : Can. Yoldaş. Destek. Yaren. Arkadaş. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Yardımcı. Ahbap. Tanıdık. Dost.

 

Affirmative : Müspet. Kesin. Doğrulayan. Olumlayıcı. Olumlu. Olumlu cevap.

Verifier synonyms : actual address, algorithmic language, causative, confirmative, corroborative, vendor, provider, verifiers, affirmatory, accesibility, administrative data processing, protagonist, validator, alphabetic string, supporter, algol, affirmatives, alphanumeric code, alphabetic data, favouring, alphabetic character set, confirmation, alphabetic code, sanctioners, accommodators, alphanumeric character set, confirmer, booster, champion, accommodator, corroboratory, assertory, predicative.

Verifier ingilizce tanımı, definition of Verifier

Verifier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, verifies.