Vermicle türkçesi Vermicle nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Vermikül.
  • Solucan benzeri yapı. ookinet. babesia’ların kenelerdeki enfektif evresi.

Vermicle ingilizcede ne demek, Vermicle nerede nasıl kullanılır?

Vermicelli : Şehriye. Kesme makarna. Tel şehriye. Erişte.

Vermicidal : Solucan düşürücü. Vermisidal. Solucan öldürme. Kurtçuk öldürme.

Vermicide : Solucan ilacı. Solucan öldürücü. Bağırsak solucanlarını öldüren ilaç. Bağırsak kurdu öldürücü. Vermisit. Kurtçuk öldürücü.

Vermicular : Solucana benzeyen. Solucanlarla ilgili. Kurt yeniğimsi. Solucansı hareket. Kurtçuklarla ilgili. Kurtyenikli. Solucana benzer. Vermiküler. Kurtçuğumsu.

Vermiculate : Kurtçuklara özgü. Solucan ile ilgili. Solucanlara özgü. Vermikulit. Karıncalanmış. Solucana benzeyen. Vermikülit. Solucanımsı. Kurtlar tarafından yenmiş. Kurtçuklarla ilgili.

Vermiculous : Vermikülöz. Vermiküler.

Vermiculites : Mikanın başkalaşmasından oluşan sulu silikatlardan herhangi biri. Vermikülit. Vermikulit.

Vermicule : Vermikül. Solucan benzeri yapı. ookinet. babesia’ların kenelerdeki enfektif evresi.

Vermiculation : Solucan istilası sonucunda ortaya çıkan durum. Solucanlara veya solucan izlerine benzeyen dalgalı dekorasyon. Kıvrım kıvrım olma. Solucana benzeme. Vermikülasyon. Solucan benzeri dalgalı hareket (bağırsaklarda olduğu gibi). Solucana benzer hareket, peristaltik. Kurt yeniğimsi süs.

 

Vermiculite : Mikanın başkalaşmasından oluşan sulu silikatlardan herhangi biri. Vermikulit. Vermikülit.

İngilizce Vermicle Türkçe anlamı, Vermicle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vermicle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conveyance : Gönderme. İhbar. Tebliğ. Taşıma. Terk. Aktarım. Taşıt. Vasıta. Sevk. Nakil.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Splashboard : Savak kalkanı. Denizlik. Çamur siperi. Çamurluk. Siper.

Splasher : Çamurluk. Kalkan. Sıçratıcı. Tekerlek çamurluğu. Siper.

Medium : Muhit. Vasıta. Yayıcı. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ötürücü. Matbuat. Kültür ortamı. az çok katı besin maddesi, jelatin vb. ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü. besi yeri. bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç, çevre, hava. Gereç. Ortam. Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre.

Sled : Bkz.sledge. Kızak. Kızakla taşımak. Kızakla kaymak. Kızakla gitmek.

Bumper car : Çarpışan oto. Çarpışan araba.

Military vehicle : Askeri araç.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Transport : Başını döndürmek. Yönetmeliğe aykırı olarak topun bir an elle götürülmesi. Götürmek. Nakletmek. Nakliye. Taşıma. Sürmek. Taşımak. Kütle, kıvıl yük ya da erkenin, genellikle özdecik çarpışmaları sonucu, ortamın bir yerinden, ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması. Taşımacılık.

 

Vermicle synonyms : road roller, wheeled vehicle, abdominal fat necrosis, abdominal ovariectomy, sleigh, vermicule, steamroller, abdominal pain, sledge, skibob, abdominal distention, a amplitude mod, dashboard, abdominal palpation, rocket, abdomen, a dna, abamectin, projectile, a c deformity, dodgem, abattoir, abaxial, a crochordon, craft, a clay.