Vertex türkçesi Vertex nedir
- Başucu.
- Bir yıldız akımının yöneldiği doğrultunun gökküresini deldiği nokta.
- Erek.
- Zirve.
- Başın tepesi.
- En yüksek nokta.
- Verteks.
- Doruk.
- Tepe.
- Tepe nokta.
- Tepe noktası.
- Nokta.
- Tepecik.
- Uzay alanında kullanılır.
Vertex ingilizcede ne demek, Vertex nerede nasıl kullanılır?
Vertex of a cone : Koni tepesi.
Vertex presentation : Baş prezentasyonu.
Vertex vesicae : Sidik torbasının öne çevrik olan yüzünün en çıkıntılı olan orta kısmı. Verteks vezika.
Cut vertex : Eklem düğümü.
Vertexes : Verteks. Başın tepesi. Başucu. Zirve. Doruk. Tepecik. Tepe nokta. En yüksek nokta. Tepe noktası. Tepe.
Vertebral joint ankylosis : Bir omur ekleminin hareket yeteneğinin kaybolması, spondilozis. Omur eklemi ankilozu.
Vertebral foramen : Omurların ortasında bulunan ve içinden omuriliğin geçtiği omurilik merkez kanalını oluşturan delik. Omur deliği.
Vertebral canal : Omurilik merkez kanalı. Omurganın ortasından geçen ve içinde omurilik uzanan kanal. ependim kanalı.
Vertebrae : Omurga. Omurlar.
Vertebral column : Bel kemiği. Omurga. Belkemiği. Vertebral kolon. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun.
İngilizce Vertex Türkçe anlamı, Vertex eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vertex ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ben : Yüksek nokta. Sorkun ağacı. İç oda. En tepe nokta.
Capstone : Kapak taşı. Bitirme taşı. Taçlandırılan başarı. Harpuşta. Bir duvar veya diğer yapıların en tepesinde bulunan taş. Kaplama taşı.
Pinnacles : Sivri tepeli kule. Cihannüma. Çatı kuleciği. Pinakolo. Kule. Bina üzerindeki sivri tepeli kule.
Pinpointing : Yerini belirlemek. İğne ucu. Tam yerini saptamak. Kesin olarak yerini belirtmek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Yerini tam olarak belirlemek. Ufacık nokta. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Nokta atışı yapmak.
Flecking : Çil. Benek. Benekli yapmak. Lekelemek. Parçacık. Beneklemek. Leke. Çok ufak parça. Benekleşmek.
Climaxes : Doruğa ulaşmak. Doruğa ulaştırmak. En yüksek dereceye varmak. Giderek artmak. Zirveye ulaşmak. Doruk noktası. Orgasm. Dönüm noktası.
Tiptops : En iyi. Dört başı mamur. Mükemmel. Birinci sınıf. En iyi kalite.
Eminencies : İtibar. Yüksek mevki.
Zenith : Zenit. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Cennetin yukarı bölgesi. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü.
Acceleration due to gravity : Yerçekimi ivmesi. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme. Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı.
Vertex synonyms : roof peak, one dimensional, culmination, floodtide, hillocks, full point, ideal, apexes, periods, culminations, destination, hummock, zeniths, bens, target, hill, ends, apogees, apex, barrows, adhara, pinnacle, objectives, apices, tiptop, knap, knolls, summits, intersection, eminences, high tide, achondrite, dot.
Vertex ingilizce tanımı, definition of Vertex
Vertex kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Crown. A turning point. Top. Apex. The principal or highest point. Summit.

Bu kısımda Vertex kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vertex ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vertex anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vertex ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.