Very thin türkçesi Very thin nedir

Very thin ile ilgili cümleler

English: I found the very thing you had been looking for.
Turkish: Tam aradığınız şeyi buldum.

English: This car dealership has very thin profit margins.
Turkish: Bu araba bayiliğinin çok ince kar marjları var.

English: You're skating on very thin ice.
Turkish: Çok ince buz üstünde paten yapıyorsun.

English: Ali is very thin.
Turkish: Ali çok zayıf.

English: Saturn is surrounded by over 1000 rings made of ice and dust. Some of the rings are very thin and some are very thick. The size of the particles in the rings range from pebble-size to house-size.
Turkish: Satürn buz ve tozdan oluşan 1000'den fazla halka ile çevrilidir. Halkaların bazıları çok ince ve bazıları çok kalındır. Halkalardaki parçacıkların boyutları çakıl boyutundan ev boyutuna kadar değişir.

Very thin ingilizcede ne demek, Very thin nerede nasıl kullanılır?

Very : Pek. Mutlak. Tam. Salt. Gayet. En. Bile. Tıpkısı. Belirli. Çok.

Thin : İnceltmek (sıvıyı). İncelmek. İnce. Seyreltmek (bitkileri). Cıvık. Zayıflamak. Seyrelmek. Ayırmak. Seyrekleştirmek. Cılız.

The very thing : En uygun şey. Birebir gelen şey. Biçilmiş kaftan.

Very amazed to : Çok şaşırmak.

Very bad : Çok kötü. Haşat. Berbat. Aşırı kötü.

 

Very beautiful : Ayın on dördü gibi. Ömre bedel. Huri gibi. Lokum gibi. Şiir gibi. Çok güzel. Fıstık gibi.

İngilizce Very thin Türkçe anlamı, Very thin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Very thin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skeletally : Çerçeve olarak. Çerçevesel bir tarzda.

Scraggiest : Bir deri bir kemik. Sıska. Dik uçlu (yaka). Cılız.

Hairlike : Saçımsı. Saça benzer. Saç gibi. Tüy gibi.

Rawboned : Çok zayıf. Bir deri bir kemik. Bir deri bir kemik kalmış. Zayıf. Kemikleri sayılan. Kaburgaları çıkmış. Çelimsiz.

Wafer thin : Tutarsız.

Paperthin : Kağıt gibi.

Minutely : Çok küçük ölçüde. Çok dikkatli ve tam olarak. Dikkatle. Elekten geçirmek. Çok az derecede. Özenli biçimde. Özenli şekilde. Özenle. İnceden inceye.

Gossamers : Çok ince bir tür bürümcük. İnce kumaş. Hafif ve incecik. Çok hafif. İncecik şey. İnce. Bürümcük. Örümcek ağı. Hafif.

Threadier : İpliksi. İplik şeklinde. Lifsi. İp şeklinde. İp gibi. Lif şeklinde. Tel tel.

Skinny : Eli sıkı. Cılız. Kuru. Çok zayıf. Çöp gibi. Bir deri bir kemik. Canlı cenaze. Cimri. Derimsi.

Very thin synonyms : filamentous, thready, scraggier, gossamer, waferthin, as thin as a rake, fine spun, tenuous, threadiest, as thin as a wafer, finely, scraggy, skeletal, threadlike, slender, stringy, hair, a bag of bones.