Skeletally türkçesi Skeletally nedir

  • Çerçevesel bir tarzda.
  • Çerçeve olarak.
  • İskelet gibi.

Skeletally ingilizcede ne demek, Skeletally nerede nasıl kullanılır?

Skeletal age : Kemik yaşı. Bebeklikten yetişkinlik dönemine değin insan vücudundaki kemiklerin gelişme derecesi göz önünde tutularak saptanan yaş.

Skeletal growth : Vücuttaki kemik yapısının yaş ilerledikçe büyüklük, sayı ve dokusal nitelik bakımından değişiklik göstermesi. Kemiksel büyüme.

Skeletal muscle : Çizgili kas. İskelet kas. Kemiği hareket ettirmek için kemiğin iki ucuna bağlı olan kas. İskelet kası. İstemli, çizgili kas.

Skeletal routine : İskelet yordam. Genel amaçlı bir yordamın, kullanım sırasında verilecek parametrelerle tamamlanacak eksiklikleri bulunan komutlar takımı. Çatı yordam.

Skeletal scurvy : İskelet iskorbütü. Hipertrofik osteodistrofi.

Skeletology : İskeletbilim. İskeletoloji.

Textus muscularis striatus skeletalis : İskelet kası dokusu. Kemiklere tutunan, enlemesine çizgilenmeler gösteren ve isteğe bağlı olarak çalışan kas türü. bu tür kasların miyositus adı verilen kas teli hücresinin uzunluk ve kalınlıkları canlı türlerine ve kasların organizmada bulundukları yerlere göre çeşitlilik gösterir.

Skeleton at the feast : Bir sürü mutlu olayın ortasında üzücü olay. Mutlu olaylar içerisindeki üzücü olay.

 

Skeleton : Kafes. Çatı. İskelet gibi kimse. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Teşrih. Taslak. Karkas. Çerçeve. Çekirdek kadro. Omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı.

Skeleton crew : Temel kadro. Asgari mürettebat. Çekirdek mürettebat. Çekirdek kadro.

İngilizce Skeletally Türkçe anlamı, Skeletally eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skeletally ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scraggier : Bir deri bir kemik. Dik uçlu (yaka). Sıska. Cılız.

Scraggy : Kuru. Sıska. Cılız. Kemikli. Dik uçlu (yaka). Çok zayıf. Bir deri bir kemik. Değnek gibi.

Haggard : Argın. Bezgin. Bitkin. Evcilleşmemiş şahin. Vahşi. Yabani. Sıska. Vahşi şahin. Yorgunluk ve açlıktan bitkin. Bitkin görünüşlü.

Emaciated : Çok zayıflamış. Bir deri bir kemik. Zayıflamış. Bir deri bir kemik kalmış. Nahif. Sıska. Sıskası çıkmış. Kaşık kadar. Zayıflatılmış. Verimsiz.

Bony : Kemik gibi. Zayıf. Kemikleri çıkmış. Kılçıklı. Kemikli. Kemiksi. Kemiksel. Sıska. Bir deri bir kemik.

Pinched : Sıska. Kısık. Züğürt. Kıstırılmış. Sıkıştırılmış. Bir deri bir kemik. Çimdiklenmiş.

Cadaverous : Kadavra ile ilgili. Zayıf. Bir deri bir kemik. Kadavra gibi. Soluk. Sapsarı. Sıska. Ölü gibi.

Very thin : İpince. İncecik.

Gaunt : Çorak. Kıraç. İnce. Sıkıcı. Kuru. Sıska. Cılız. Zayıf. Çok zayıf ve kuru. Kasvetli.

Skinny : Sıska. Canlı cenaze. Kemik torbası. Cılız. Eli sıkı. Çok zayıf. Çırpı gibi. Çöp gibi. Bir deri bir kemik.

 

Skeletally synonyms : wasted, a bag of bones, thin, lean, skeletal, rawboned, scraggiest.

Skeletally zıt anlamlı kelimeler, Skeletally kelime anlamı

Fat : Besiye çekmek. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Şişko. Yağ. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Tombul. Katı yağ. Semirtmek. Şişmanlatmak.