Viaduct türkçesi Viaduct nedir

  • Viyadük.
  • Vadi gibi çukurluk bir alan üzerinden kara veya demiryolunu geçiren ayaklı köprü.
  • Aşıt.
  • Kara köprü.
  • Asma yol.
  • Karayolu köprüsü.
  • Köprü.

Viaduct ingilizcede ne demek, Viaduct nerede nasıl kullanılır?

Viaducts : Viyadük. Karayolu köprüsü.

Via air mail : Uçakla.

Via dolorosa : İşkence veya ızdırap yolu. İsa'nın çarmıha gerildiği yere kadar yürüdüğü yol. Acı. Kudüs'ün eski şehir'inde hz. isa'nın çarmıha gerilerek sürüklendiğine inanılan sokak (hristiyanlık).

Via lactia : Süt borusu.

Via mare : Akdeniz'in doğu kıyıları boyunca eski ticaret yolu.

Vialing : Küçük şişe. Ufak şişe. Flakon. Viyal. Ufak ilaç şişesi. Küçük ilaç şişesi. Şişe. İlaç şişesi. Şişecik.

Viands : Yiyecek içecek. Yiyecekler.

Vials : Küçük şişe.

Viable : Uygulanabilir. Varlığını sürdürebilir. Yaşayabilecek durumda olan (organizma). Geçerli. Uygun. Kendi ayakları üzerinde durabilen (toplumsal veya siyasal veya ekonomik açıdan). Tutarlı. Varlığını bağımsız olarak sürdürebilen. Yaşar. Yaşayabilir.

Second via : Çoğunlukla değişik, başka ve kısa yollardan gönderilerek aslından daha önce gerekli yere varan ikinci tıpkı. Konşimentonun ikinci nüshası. İkinci tıpkı gemi yükü belgesi.

İngilizce Viaduct Türkçe anlamı, Viaduct eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Viaduct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

James whistler : Kapı aralığı gravürleri yaratıcısı ve düşman edinmenin ince sanatı yazarı. (1834-1903) amerikalı yazar ve sanatçı.

Trestlework : İskele işi. Payandalı yapı. Sehpa. Sehpa (köprü).

Skyway : Tenek yolu. İki binayı birbirine bağlayan köprü. İki bina arasındaki köprü. Havayolu.

Road bridge : Yol köprüsü.

Walk over : Kolayca yenmek. Katlanmak. Rakibi olmadığından kazanmak. Yürüyerek dolaşmak. Kolay kazanmak. Kötü davranmak. Kolayca kazanmak. Yarıştığı koşucunun yarışı bırakması ya da yarış dışı edilmesi sonucu yarışı kolayca kazanma.

Trestle : İskele sıpası. Kazık ayak. Tezgah. Sehpa. Demir iskeletli köprü. Köprü ayağı. Masa ayaklığı. Sıpa. Tabanlı dikme.

Cell connector : (akü) eleman köprüsü. Eleman köprüsü. Bölme köprüsü. Akımsaklarda iki bölme arasında elektriksel bağı sağlayan iletken.

Diplexer : Çiftleyici. Düpleksör. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Verici bir yayaçla ortak bir besleme kablosu ve dalgalıktan yararlanan resim ve ses vericilerinin çıkışlarının bağlandığı aygıt. alıcı dalgalıklarda iki dalgalığı ortak bir iniş kablosuna bağlayan aygıt. ortak dalgalıklarda bu dalgalığın çıkışını değişik almaçların girişlerine dağıtan aygıt.

Skyways : Havayolu. İki bina arasındaki köprü. İki binayı birbirine bağlayan köprü.

Diplexers : Düpleksör. Çiftleyici.

Viaduct synonyms : mountain pass, bridges, navigating bridge, hyperlink, hyperlinks, crossover, viaducts, crossovers, truss bridge, span, bridge, pons, ligament.

 

Viaduct ingilizce tanımı, definition of Viaduct

Viaduct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A structure of considerable magnitude, usually with arches or supported on trestles, for carrying a road, as a railroad, high above the ground or water. A bridge. Especially, one for crossing a valley or a gorge. Cf. Trestlework.