Walk over türkçesi Walk over nedir

  • Eziyet etmek.
  • Kolayca yenmek.
  • Köprü.
  • Katlanmak.
  • Kolayca galip olmak.
  • Kolay kazanmak.
  • Yarıştığı koşucunun yarışı bırakması ya da yarış dışı edilmesi sonucu yarışı kolayca kazanma.
  • Yargıyla kazanma.
  • Kötü davranmak.
  • Rakibi olmadığından kazanmak.
  • Bisiklet alanında kullanılır.
  • Kolayca kazanmak.
  • Yürüyerek dolaşmak.

Walk over ile ilgili cümleler

English: "Did Jesus walk over water and then turn it into wine?" "No, that's a different story!"
Turkish: "İsa su üzerinde mi yürüdü ve onu şaraba mı dönüştürdü?" "Hayır bu başka bir konu!"

Walk over ingilizcede ne demek, Walk over nerede nasıl kullanılır?

Walk : Yürüyüşe çıkarmak. Adımlamak. Gezinti. Eşlik etmek. Gezdirmek. Gezinmek. Yürüyerek gitmek. Yürüme. Üzerinde yürümek. Yürüterek yormak.

Over : Sona ermiş. Bitmiş. Üstüne. Yukarıya. Devirmek. Yukarıda. Üzerinden. Fazladan. Fazla. Üzerine.

Walk a thon : Katılımcıların yapabildikleri kadar yürüdükleri ve bağışların her etap (mil, kilometre vs) için belirlendiği bağış toplama etkinliği.

Walk about : Etrafta dolanmak. Gezdirmek. Gezinmek. Etrafta gezinmek. Amaçsızca dolanmak. Dolaştırmak. Kolaçan etmek. Dolaşmak.

Walk across the bridge : Köprüden geçmek.

Walk across the street : Karşıya geçmek. Karşıdan karşıya geçmek.

 

İngilizce Walk over Türkçe anlamı, Walk over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walk over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maltreated : Hırpalamak. Suistimale uğramış. Kötü davranılan. Kötü muamele görmüş. Kötü davranılmış.

Navigating bridge : Köprü üstü. Kaptan köşkü. Gemide dümen kullanma platformu.

Abides : Sadık kalmak. Kalmak. İkamet etmek. Sadik kalmak. Tahammül etmek. Kurala uymak. Çekmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Dayanmak. Durmak.

Ill use : Hırpalamak. Kötü muamele etmek. Fena muamele etme. Hor kullanmak. Kötü kullanmak.

Maltreat : Hırpalamak. Zulmetmek.

Dead heat : Aynı anda bitirme. Başabaş. Karşılaşmanın aynı anda iki yarışmacı tarafından bitirilmesi. (yarışı) göğüs göğüse bitirme. Başabaş biten yarış. Berabere biten yarış. Koşucuların yarışı birlikte bitirmeleri. bu durumda, yarış türüne göre ya verilen ödül bölüştürülür ya koşucular dönü atlar ya da koşu yenilenir. Beraberlik.

Agonize : Acı çektirmek. İşkence görmek. Aşırı heyecan ve acı çekmek. Istırap çekmek. Uğraşmak. Kıvrandırmak. Acı vermek. İşkence etmek. Mücadele etmek.

Cell connector : (akü) eleman köprüsü. Eleman köprüsü. Akımsaklarda iki bölme arasında elektriksel bağı sağlayan iletken. Bölme köprüsü.

Abuses : Suistimal etmek. Kötü emellerine alet etmek. Taciz etmek. Kötüye kullanmak. Küfretmek. Tecavüz etmek.

Ill treat : Hırpalamak. Hor kullanmak. Fena muamele etme.

Walk over synonyms : hyperlink, pons, act meanly, bear, badgering, afflicting, james whistler, crossovers, romping, safety, win hands down, bridges, bear with, travel on foot, bear up, domineers, truss bridge, behave poorly, bait, abided, win in a walk, abidden, domineered, acquiesces, dragoon, win easily, acquiesced, agonise, crossover, diplexer, discriminate against somebody, dragooned, behave badly.