Viceless türkçesi Viceless nedir

Viceless ingilizcede ne demek, Viceless nerede nasıl kullanılır?

Center serviceline : Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi. Başlama orta çizgisi.

Ovicell : Bazı bryzoonlarda, içinde embriyonun geliştiği özel oda. Bazı briyozoonlarda, içinde embriyonun geliştiği özel oda. Ovisel.

Vice admiral : Patrona. Osmanlı donanmasında kapudane ve patronadan sonra gelen ve tümgenerale denk bir aşama. Riyale. Koramiral. Osmanlılarda, 1682'den sonra kullanılan, kapudane ile riyale arasında bir deniz subaylığı aşaması; miri kalyonların ikinci kaptanı.

Vice chairman : Başkan yardımcısı. Genel başkan yardımcısı. Başkan vekili. Yönetim kurulu başkan yardımcısı. Sadır muavini.

Vice commander : Komutan yardımcısı. Komutan temsilcisi. Bir komutanın herhangi bir aşamada kendi yerine ve adına hareket edebilen yardımcısı. Komutan vekili.

Vice principal : Müdür yardımcısı. Bir eğitim kurumundan sorumlu müdürden sonra gelen yetkili kimse. Okul müdür yardımcısı. Müdür muavini. Okul müdür muavini. Okul müdür vekili.

Vice presidency : Cumhurbaşkanı vekilliği. Cumhurbaşkanı yardımcılığı. Başkan yardımcılığı. Başkan veya cumhurbaşkanı olmadığında yerine vekalet eden otorite gücü. Başkan vekilliği.

 

Vice consulship : Konsolostan bir alt seviyede bulunan görevli. Konsolos yardımcısı. Konsolos vekili.

Vice president : Başkan yardımcısı. Asbaşkan. Müdür (amerikan ingilizcesi).

Vice governor : Vali yardımcısı.

İngilizce Viceless Türkçe anlamı, Viceless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viceless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unassisted : Yardımsız. Yardım görmeden. [#yalnız Yalnız başına].

Invaluable : Paha biçilemez. Paha biçilmez. Çok değerli. Çok kıymetii.

Empty : Abuk sabuk. Dökmek. Boşalmak. Boşuna. İçeriksiz. Saçma. Dökülmek. Yoksun. Akıtmak.

Single handed : Yalnız. Tek başına. Yalnız başına. Yardımcısız olarak.

Singly : Tek başına. Kendi başına. Tek tek. Ayrı ayrı. Birer birer. Teker teker. Yalnız. Tek olarak. Bir bir.

Single handedly : Tek başına. Kendi başına. Yalnız başına.

Valuable : Mücevherat. Kıymetli şeyler. Çok yararlı. Faydalı. Kıymetli. Düzeyli. Değerli. Pahalı. Pahada ağır. Değerlendirmek.

Viceless zıt anlamlı kelimeler, Viceless kelime anlamı

Worthless : Değersiz. Kötü. Adi. Karaktersiz.

Full : Dolu şey. Çırpmak. Yıkayıp çektirmek. Öz. Yıkayıp büzmek. Kalın. Tok. Doluluk. Komple.